Bohcaci geldi haaaniiimmm!!!

November 11th, 2010
deniz

-PART I-

Farkindasinizdir ki yasimiz basimiz bayagiiii bir ilerledi. Biz her ne kadar israrla farkinda olmamaya calissak da etrafimizdaki butun insanlar – anne, baba, kardes ve dostlar- gozumuze gozumuze sokmaya calisiyorlar. En son cok cok cok sevdigim bir dostumla annesi Londra’da birkac gunluk misafirim oldu. Arkadasim yeni nisanlanmis, yani evlilik arifesindeydi. Londra’nin unlu yaz indirimini ucundan yakalamayi basaran anne-kiz ufaktan da olsa ceyiz alisverisini burada yapti. Tabii bu sure icinde ben de “darisi basima”lardan nasibimi aldim. Bahsettigim dostum ve annesini canimdan ote cok sevdigim ve saydigim icin, hep iyi niyetlerle dillendirilen bu dilekleri usul usul kabul ettim. Tabii akli bir karis havada gezen bir doktora ogrencisi olmanin en kotu yani, arada kime ne soylenir-ne soylenmez kararlarini yanlis almaniz oluyor. Ben de misafirlerimi yolcu ettikten sonra anne ile yapilan bir Skype gorusmesi sirasinda soylenmemesi gereken bilgiyi cat diye soyleyiverdim.

D.: “Anneeee… bidi bidi’yi hatirliyorsun di mi?!? Hani Istanbul’a gidince kaliyorum, bolumden arkadasim. Annesiyle bende misafirdi hanii… Hah, onlar burdan ceyiz alisverisi yapti yaaa…”

Iste o anda annenin gozlerinden bi parildama gecer ve ben de faka bastigimi anlarim,

D. icses: Ooo oooo…

Anne avantaji yakalamistir, bastirir…

N.: Kizim ben sana diyorum hep. Boyle ucuzluk olunca, al birseyler, kenara koy! Oradan boyle ilginc-kullanisli mutfak esyasi, elektrikli alet falan bulursan al ceyizlik. Doktora bitimine ne kaldi surdaa… Topla birseyler!Bak madem biliyorsun kiyafetlerdeki indirim tarihlerini, ona gore hesabini yap, evlenince giyeceklerini de al….bla bla…

Nitekim benim arada “Tamam annee… Olur anneee” seklinde boldugum uzun bi konusma oldu. Anneden uyari gelmisti, ehh bana da bu uyariya uymaktan baska bir yol yoktu!

-PART II-

Bircok sarkida (bknz. Guns&Roses – November Rain) ve de bircok filmde (bknz. Keanu Reeves & Charlize Theron ‘lu Sweet November) gectigi uzere kasimda ask baskadir. Ozellikle kasim ayina girmemizle birlikte bende depresen ask da bir baska oluyor. Ustelik tuuum kasim ve aralik ayi boyunca da kontrol altinda tutulmami gerektiriyor. Bu donemde iligimi kuruturcasina alisveris yapma istegim tavan yapiyor. Ehh bir de bu istegimi iyice gaza getiren anne-baba-abla-eniste-dostlar kafilesine sahip olunca, sormayin yasadigim ikilemi… Lakin annenin sagladigi “ceyiz alisverisi ceki”yle bu al-alma ikilemi biraz daha az yasandi.

Saniyorum annemin aklindaki “ceyiz”, bunlari icermiyordu ama hepsini tek tek izah edebilirim ve izninizle izah edecegim…

Sol bastan bakacak olursak…

Hayatimin buyuk cogunlugu – ki arada uyuma zamanimi da kapsiyor – medar-i iftihar’im Vaio’mun basucunda geciyor. Insanin laptobunu bulutlara sarip sarmalayasi gelir mi?!? Benim geliyor valla… Hafifligiyle, hizi ve caliskanligiyla canim o benim… Pek memnunum kendisinden. Tamam arada MacPro’lara gozum kayiyor ama tamemen Vaio’mun ustune kuma olsun diye… Yoksaaa Vaio’mun eline su bile dokemezler!Hih! Valla bakin, seviyorum laptobumu… Japonlar yapmis abi!!!

Wacom ise once eglence olsun diye aldigim sonrasinda da kullanmaktan hiiiccc sikilmadigim ekstram. Arada sizin de klavyedir, mousedur… kullanmaktan bunaliyorsaniz tavsiye ederim. Hem gecen aya kadar cizim denemeleri de yapiyordum. Madem laptobun basindan kalkamiyorum bari o zamani degerlendireyim dedim. Hani yurda dondugumde issiz kalirsam G5 mimaride ise baslarim belkim diye tabletle cizim ve photoshop deneme artistlikleri pesindeyim. :)

Hah… gelelim ceyizimin iki onemli parcasinaaaa… Karsinizdaaaa… olasi mutfagimin televizyonu ve de salonun ( ya da oyun kosemiz neresi olacaksa oranin) en en onemli parcasi PS3! Bakin ortada ne mutfak ne salon ne oturma kosesi vs. var, farkindayim ama bi PS3 olduktan sonra o bos salon cennet olur cennet!!! Hem mutfak TVsi ile annemin dedigi mutfak esyasi kismina da bir yerden giris yapmis olmuyor muyum?!? Haa haa haa… 😀

Ayy bu ikisini aciklamama gerek var mi?!? Burda copcuden-bankaciya herkesin elinde bir apple urunu var. Ustelik iPhone 4 bayagi bayagi en iyi iPhone’lardan biri… Her gun yeni birseyini kesfediyorum. (Hos hala anlamadim ne kadar cabuk bitiyo bunun pili, bi ayari bi biseyi  olmali ama nedir ki?!? Bilen varsa yonlendirsin…) Ustelik Twitter’dan takip edebildiginiz uzere abidik-gubidik fotograflar cekip egleniyorum. En az bi 3-5 sene pek iyi anlasacagiz gibi bu iPhone’la… Ustelik annemiz telefon ediiinn… telefonunuza bakiiiin demiyor mu hep?!? Ahha iste, laf olsun diye bakar insan bu iPhone4’a… O yuzden onu da ceyiz hanesine yazin siz yazin… :) iPhone aldik diye emektarimi koseye attim sanmayin. Az hirpalanmadi canim benim… Konserlerin vazgecilmez cihazi valla… Video’lari da fotolari da pek basarili N95imin… Ona sevgimde de azalma yok!

Dikkatli gozlerden kacmamistir, ilk fotografta 3. bir telefon var. Babamin telefonu aslen… Ben gecen Turkiye’ye gidisimde telefonumu Londra’da unutunca babamin eski telefonuna el koydum. N73 kendileri… Valla ben teknolojik cihazlarin alingan olduguna inaniyorum. Bu yuzden toplu fotografa -hem bana da verdigi emeklerden dolayi- girmesini istedim. :)

Gelelim fotograf kosemizeee… Ne alaka ceyizle fotograf makinesi demeyin… Evlendik, balayina gidecez, gezicez gorucez, bayram ziyareti, buyuklerin elini opme merasimi falan filan… nasil belgeleyecez… Eveeettt… o yuzden bi fotograf makinesi her eve lazim! 😀 Benim, ablam ve enistebeyamcamin elinden asirdigim, acimasizca kullandigim, yol arkadasim, telefonu unuturum kendisini unutmam dedigim cantamin degismez parcasiii Ixus 75! (Tamam, laf etmeyin hediye aldik sonrasinda abla-ile-enistebeyamcaya da cok basarili bir makine!) Ufak-mufak demeden her bi seyi pek guzel cekiyor kendisi… Bu yukaridaki fotograflarin basarisizligi makineye ait degil, salak oda lambasindan kaynakli… 2 gune gidici de kendisi!!!

Fotografin solunda gorunen ise Canon Photo printer… Ben makineyi asirdim ama ablamla enistebeyamcam sagolsun, son dogumgunumde bu super-duper hediyeyi yollamisti. Ayy duvarlarimin fotosunu cekip gonderecektim ben sizeee… Glupp.. eee tamam yaa vurmayin, super baski yapan bu makinenin urunleri icin de ayrica yazicam… yaa vurmayin tamam… doktora ogrencisiyim zati ezigim!!!! :) Her kullanimdan sonra bi sarip, paketleyip kaldiriyorum ki gozleriniz yasarir… Toz cok fena bisey coook… 😀

Vee veee… yeni goz agrim, Vaio’m gibi bulutlara sarip, kendimden bile sakindigim Canon 7D’m. Canimmm yaaa  Nasil guzel nasil guzel… ve de agir :) Hani resim derslerine hep meyve-sepeti cizerek baslatirlar yaa… Hah, Canon’um 7D’m geldi… En az 2 saat masadaki portakal cekimi yaptim. Portakal simdi kendini birsey saniyor… Lakin aramizda da bir bag olustu sanirim, yiyemiyorum kendisini!!! Boyle curuyup gidecek korkarim 😀

Gene Twitter’dan takip edebildiginiz uzere kavusmamizin pek zorlugu oldugu parca da Canon 7D’me ait olan Canon EF 24-105mm’lik zoom lensti. Ayy tahmin edemezsiniz nerelere gittim, nasil kayboldum. Londra’nin ingilizce konusmayan bolgelerinde postaneleri kaziya kaziya buldum. Hee bana yardimci olanda ermis dede kivamindaki Elektrikci bir Turk Amcaydi. Koskoca Leytonstone bolgesinde postaneyi dogru duzgun bilen tek insancagizdi. 3 saat boyunca bir yukari bi asagi dolastirip durdurlar beni… Bi de ne sanssa oyle islandim ki sicana dondum. Eeee bosuna dememisler akilsiz basin cezasini ayaklar ceker diye… Hala anlayabilmis degilim, Canon 7D’nin dogru adrese gelip de lensin eski ev adresine gitmesi nasil oldu!?!? Ayy bi de eski evsahibim ve kardesiyle bi pazar kahvaltisi olayim var… Onu sonraya saklayayim artik.

– PART III –

Goruldugu uzere “ceyiz”imi elcagizlarimla ozene bozene hazirliyorum. Yalniz dusunuyorum da insan bu “ceyiz”le evde kaldim diye uzulmez bile…. Ammmmaaannn hepsi bana kaldi der. :) Ayy cok mu bencilce almisim yoksa… Cidden hepsi, hep bana hep bana olmus 😀 Zaten “ceyiz” bahane, bu ganimetler sahane!!! Annem de yutmamisti zati bu olayi!!! Heheheh 😀

P.S. Yazida abartma sanati kullanilmistir, yani annemle aramizda boooyyle abarti bir konusma gecmemistir. Hakkini yemiyeyim simdi. Hem normal bi konusmamizda beni 10 kez dereye goturur, 10unda da dereden susuz getirir kendisi… 😀 Ceyiz konusunda ufaktan bir laf sokma olmustur tabii… Eee annedir ne dese yeridir! Hehehhe 😀

Ipekkizim sana diyorum… Digerleri, siz de anlayin! :)

October 10th, 2010
deniz

“You’re never really done for as long as you’ve got a good story and someone to tell it to!”

Gecenin bir vaktinde… daha dogrusu cumartesi gecesinin bir vaktinde nerden geldi bu ilham diyebilirsiniz. Lakin izlemeyi su dakika itibariyle bitirdim ve ozumseme surecimi sizinle paylasayim hemen dedim. Yakin zamanda izledigim en guzel filmlerden biri… oyunculuk harika, muzik harika, mekan harika… Ozetle hersey ama hersey harika…

“La Leggenda del Pianista sull’Oceano”… Ingilizce deyisle “The Legend of 1900″… 1998 yapimi bir film, daha dogrusu festival filmi. Ozellikle Ipekcim senin cok hosuna gidecegini dusunuyorum. Ne de olsa filmin ana karakteriyle ortak bi sevgiliniz var. Umarim yakin bir zamanda izleyebilirsiniz… Begeneceksiniz eminim!

“It wasn’t what I saw that stopped me… it was what I didn’t see.”

Filmin surprizini kacirmayacak, ama eglenceli bir kismindan da ornek vereyim hemen… Sonra da kendimin sinirsiz olacagi kucuk-sinirli dunyama geri doneyim! :)

(Izleyemeyenler icin youtube adresi: http://www.youtube.com/watch?v=8dt3we8E7pQ )

Baslik bulamadim idare edin ;)

October 4th, 2010
deniz

Gecen gun oku oku basimin agridigi bir anda soyle pencereden disarisini seyrediyordum. Ve evet, her zamanki gibi yagmur yagiyordu. Bu sefer karanlikta gokyuzunun fotografini da cekmenin bir anlami olmayacakti. O sirada otoparka takildi gozlerim. Eldeki imkanlarla su anin 2 fotografini cekip, kurcalayabildigim kadariyla azicik uzerlerinde oynadim. Bakalim nasil bulcaksiniz.

100. yaziya ozel Big Bang!

August 22nd, 2010
deniz

Yayinlanan yazilar arasinda bu 100. yazimizmis… Pazar gunune su videoyu izleyerek basladim, sizinle de paylasayim dedim. Korkunc bir yaraticilik…

BIG BANG BIG BOOM – the new wall-painted animation by BLU from blu on Vimeo.

Miss you soo much, Sun!!! :'(

August 14th, 2010
deniz

Bu nasil bir yaz anlayisidir arkadasim… Siz orada “Yandim… Off cok sicak!” derken ben azicik gunes istiyorum yaa… Yazin Londra cekilmiyormus!!! Normalde cok sevdigim bir sehir olmasina ragmen, su yaz nefret ettim kendisinden… Yagmuru cok severim ama yazin degil… yoo yoo… yaz dedigin bol gunesli, bol “off yandim Allah”li, bol karpuzlu, bol mangalli gecer!!! Sikayetciyim cok fena… coook fena!!!

Shopaholic

August 10th, 2010
deniz

Hihihhihi! Chris’in odasindan bir kartpostal! Tum kadinlarin aklini okumayi basarmis…

Keep Shopping

30 kiloluk bir kitap

August 10th, 2010
deniz

Sevgili ev arkadasim, dogum gunu hediyesi olarak kiz arkadasindan soyle devasa bir kitap aldi!

Helmut Newton

Hani kitabin buyuklugunu anlayabilmeniz icin standli halini koyuyorum. Kitap, Helmut Newton adinda cok unlu bir Alman moda fotografcisinin calismalarini iceriyor. Kitabin kapagindan da hemen anlayabileceginiz uzere Helmut Amca daha cok nu kadin calismalariyla unlu. Bol fetis… bol moda… bol .ek.apellik iceren fotograflari var. Ben kitabi incelerken begendigim bazi fotograflarin fotograflarini cektim. :) Sizinle de paylasayim dedim. Buyrun bakalim:

Twiggy – Fashion – British Vogue – London – 1967

Bakalim farklari gorebilecek misiniz? Soldaki fotograf kitabin icinden benim cektigim… Sagdaki ise Vogue dergisinin 1967 yilinda yayinlanan editorelinden. :)

Shoe by Tristan Webber – Italian Vogue – Miami – 1999

Gene ayni duzende birlestirdim fotograflari… Hayir boyle bir ayakkabi ile merdiven cikmayi birakin, yurumeyi, hatta ayakta durmayi bile hayal edemiyorum!

Dolce and Gabbana – American Vogue – Monte Carlo – 1995

Bunu da cok manidar buldum… Hehehe 😀

Gelelim benim en favori cekimime… yani bir suru guzel fotograf vardi ama nedense bu fikri cok begendim:

X-Ray by Helmut Newton

Problem?!?!

August 10th, 2010
deniz

Bu aralar burada cok sorun yasiyorum. Mesela “Waiting For Sleep” yazisinda resmi istedigim gibi koyana kadar iki kere yazdim/hazirladim/sildim yaziyi… Sonra “Uc Nokta Olur Bazen Bir Unlem” yazisini da daha duzeltemedim. Nedense ben yazi tekrar ediyor gibi goruyorum?!?! Hani bir de ufacik paragraf… Normal zamanimda yazdigim bir yazi olsa… uzun, coook uzun olacagindan isin icinden cikamam valla! Sorunun bende oldugunu umut ediyorum ve de hepiciginizi opuyorum!

Uc nokta olur bazen bir unlem!

August 3rd, 2010
deniz
Biraz zor sanki… Birseylere baslamak… Daha baslarken kararsiz kalmak… Baslayacagi “sey”i bile bilememek… En iyisi hic baslamamak belki… Arka arkaya yazilan kaliplari uc nokta ile bitirmek… Bir cumle bile kuramamak… Uc noktaya sirtini dayayip rahatina bakmak… Zamani gelince de o uc noktalarin ayaklanip, bir unleme donustugunu gormek!
Zaman gelip de kapiyi caldiginda bir telasa kapilip,kendini, “Kararsiz kaldim Zaman bey, daha baslayamadim “birseye”. Ne olur biraz daha zaman!” diye yalvarirken bulmak… Zor, evet cok zor baslamak, zaten o yuzden baslamak bitirmenin yarisi! O yuzden su dakika, zaten hic baslamamam gereken bu seyi bitiriyorum. Yarin belki baslayacagim “seyi” bilip, daha fazla yol katedebilirim. Iyi geceler ve gunaydinlar…

Biraz zor sanki… Birseylere baslamak… Daha baslarken kararsiz kalmak… Baslayacagi “sey”i bile bilememek… En iyisi hic baslamamak belki… Arka arkaya yazilan kaliplari uc nokta ile bitirmek… Bir cumle bile kuramamak… Uc noktaya sirtini dayayip rahatina bakmak… Zamani gelince de o uc noktalarin ayaklanip, bir unleme donustugunu gormek! Zaman gelip de kapiyi caldiginda bir telasa kapilip,kendini, “Kararsiz kaldim Zaman bey, daha baslayamadim “birseye”. Ne olur biraz daha zaman!” diye yalvarirken bulmak… Zor, evet cok zor baslamak, zaten o yuzden baslamak bitirmenin yarisi! O yuzden su dakika, zaten hic baslamamam gereken bu seyi bitiriyorum. Yarin belki baslayacagim “seyi” bilip, daha fazla yol katedebilirim. Iyi geceler ve gunaydinlar…

Waiting for Sleep

July 31st, 2010
deniz

Bugun de size benim perimi tanistirayim diye dusundum. Kendisi uyurken (daha dogrusu uyumak icin debelenirken) beni izliyor.

by Silia

Siz de benim gibi ara ara uyuma zorlugu cekiyorsaniz, su sarki bayagi iyi geliyor. Keske daha uzun olsaymis dedirtiyor ama…