2012+1

musa

Mayalar haklı çıktı bana kalırsa, takvimler 2012 de bitti ve bundan sonraki yıllar 2012+1, +2… diyerek devam etmeli… böylesine hızlı ve dopdulu geçen bir yıl hatırlanmalı aslında.

Nasıl girmiştim ben 2012 ye? Eskinin yükleri ve yeninin beklentileriyle.. bir başıma.. herşeyden uzakta… yepyeni bir ülkede, bir bambaşka işte…

Daha Mekke’ye geleli 1 ay bile olmamıştı ve ben neler bekliyordum 2012 den, oysa o bana neler getirdi. Hayat gerçekten sürprizlerle doluymuş.. en beklemediklerini, en olmaz dediklerini, en olmayacak zamanda karşına çıkartıyormuş. Birileri yukarıda oturmuş bana gülüyor olmalı şimdilerde.

Kolay mıydı? Aksine belkide hayatımın en zor yıllarından biriydi; düşe kalka ilerlediğim, zorlandığım, defalarca vazgeçip yeniden başladığım, çekip gitmeyi düşlediğim ama yinede inat edip kaldığım bir sene oldu 2012.

Kaçmış mıydım? Evet, hem de nereye doğru koştuğumu bile bilmeden kaçmıştım, yepyeni yüzler arasına sığınmış, kendime yeni bir ev bulmuş ve temiz bir sayfa açmıştım. Eski dünyamın önyargılarından ve etiketlerinden uzakta, yeniden varolmak , yeniden kendimi kabul ettirmek zorunda kalmıştım.

Ne beklemiştim? Aslında hiçbirşey beklemiyordum, sadece denemek ve görmek istiyordum. İleride birgün geriye dönüp kendi kendime “neden başka yönlere kürek çekmeyi hiç denemedin? dememek için çıkmıştım yola; beni nerelere sürükleyeceğini, kimler ile tanıştıracağını bilmiyordum.

Ne bulmuştum? Anlatması en zor olan bu olmalı, neler bulmadım ki? Önce kendimi buldum, çok önceleri kaybetmiştim kendimi aslında.. arap çölünün ortasında ortaya çıkıverdi ansızın. Sonra eksik olanı; diğer yarımı, buluverdim..

Muhteşem insanlarla tanıştım; kimi deli, kimi hınzır, bazısı sakin, bazısı susmak bilmeyen.. ama özünde güzel insanlarla tanıştım, yeni dostlar edindim. Sabahtan akşama deliler gibi çalışmayı denedim, çok yoruldum ama yine devam ettim, bu çılgın tempoda durup gülümseyebilmeyi, şaka yapıp gülebilmeyi, en yanlıştan doğruları ayıklayabilmeyi öğrendim.

En önemlisi hayata daha önce hiç görmediğim, bilmediğim bir pencereden bakabilmeyi öğrendim.  Yeniden başlayabileceğimi, yeniden tutkuyla sevebileceğimi ve yeniden öğrenebileceğimi… öğrendim.

Bu sene rotamı değiştirebileceğimi gördüm, aslında yaz ortasında çoktan dümeni başka limanlara doğru kırdığımı farkettim. Son on senedir peşimde sürüklediğim bavullarımdan kurtulmuştum, yeniden özgür hissettim. Hemde dünyann en kısıtlı ve kuralcı ülkesinde. İronik değil mi?

Dünyanın en tatlı ablalarına, ve en güzel kızkardeşlerine sahibim belki ama herdaim bir abim olsun istemiştim; 2012 bana onu getirdi. İlk tanıştığımızda yuvarlak bir masada yan yana oturmamızdan pek memnun olmamıştı belki ama zamanla en sevdiklerim arasına yerleşiverdi.

Amin Maalouf ‘un doğduğu toprakları gördüm bu sene.. akdeniz in en doğu ucundaki güzellikleri keşfettim. Şehir romantiği ruhum gönlünü kaptırdı bir kente daha; deniz kokusunu içine çekti, yağmurunda ıslandı, caddelerinde dolaştı, gecelerinde eğlendi, kafelerinde soluklandı… aşık oldu.

Zaitunay Bay

2012 giderken bana dünyanın en güzel ayrılık hediyesini verdi; kalbim bir başka atıyor bu günlerde. Bir başka hayaller kuruyorum; aslında onca seneden sonra ilk defa yeni bir yıla girerken gelen yıla dair düşler kuruyorum.

Her yazının sonu aynı oluyor ama ben sizleri çok özledim. Bir soluklansanız aslında ve sizlerde yazsanız neler yaptığınızı… öyle güzel olur ki.

musa nin son yazdıkları

2 Responses to “2012+1”

  1. musa musa Says:

    Hadi iki satır yazın birşeyler. Cidden kimin nerede ne yaptığından haberim yok. Hiçbiriniz facebook canavarı, ya da twitter uzmanıda değilsiniz, ve diğer sosyal medyayı ekleyin bu listeye. Hadi sevindirin şu çöl tilkisini, 2013 bahane olsun.. hadi .. ve lütfen

  2. deniz deniz Says:

    Musaaa… sen aramissin beni yilbasi ama o gun ev nasil kalabalikti anlatamam. Telefonu duyma gibi bir sansim yoktu… Vallahi cok ozledim hepiciginizi. Kisaca buradayim, yasiyorum… Lakin onumuzdeki pazartesiye hicbirseyini bilmedigim bir dersin sinavina girecegim. Uzerine nasil hastayim anlatamam. Konusurken 2. cumle itibariyle ses gidiyor, oyle kafanizda canlandirin. Ama soz, haftaya saliya size bol fotolu bir yazi yazacagim. Ne oluyor bitiyor Belcika cephesinde bir bir yazicam 😛

    Opuyorum hepiciginizi!