Archive for August, 2012

Karşıdan Bakabilmek

Thursday, August 2nd, 2012

“ne gemiler yaktım, o kadar yandı ki canım, sonunda karşıdan baktım, ne göreyim! Kendime yıldızlardan bile uzaktım”

Sezen Aksu'ya ait satırlar bunlar, yine az ve öz anlatmış en karmaşık duyguları. Yine dile gelmeyeni kelimelere sarmış, müzikle paketleyip sunmuş bize. Yaşına aldırmadan “yeniden başlamalıyım” demiş, beyaz bir sayfa acmış kendine…

Yeniden başlamak zor belki ama arada durup kendine bakmak mümkün.

Yaz ortasında, Teoman ve Şebnem eşliğinde, iki yaz arasında olan bitenin hesabını çıkarttım. Ne kadar çabuk gecmis zaman hiç anlamamışım. Oysa bu ülkeye geleli daha bir sene bile olmadı, değil mı? Öylesine dolu, bir o kadarda zordu ki.. sanki yıllar gecmiş gibi geliyor bana.

“neden olmasın?” demiştim buraya gelirken, onca sefer vazgeçip dönmek istedim ama yapamadım, onca savaştan mağlup çıkmışken inat ettim… Her sabah sürünerek kalktım yataktan belki ama bir sekilde devam ettim.

Sezen in dediği gibi kor ateşlerde yürütmedim belki ama değiştim; değişmişim… büyüdüm, büyümüşüm… Bir sabah aynada başka bir adama bakarken buluverdim kendimi, eski acıların izleri eski yerlerinde duruyordu belki ama yeni izlerde eklenmişti aynadaki yüze. Beni en çok korkutan ise bakışları idi; o gözler eskisi gibi bakmıyordu artık ve bir daha eskisi gibi hiç bakmayacaktı.

Kendimi en son bıraktığım yerden çok uzakta bulmuştum. Yerimde bambaşka bir adam duruyordu. Hangi ara zaman akmıştı, nasıl fark edememiştim ben bunu…

Sonra beni asıl şaşırtanı fark ettim; bu adam gerye dönüp bakmıyordu artık, hatta eski defterleri rafa kaldırmıştı coktan. Gözünü ufuk çizgisine dikmiş bakıyordu öylesine.. Beni korkutan bakışlarla günesin doğuşunu izliyordu.

Evet hala ülkesini ve sevdiklerini özlüyordu belki ama bu adam artık kendine farklı bir rota çizmişti; onca senenin ardından artık akademiye dönmek istemiyordu. Hatta gizliden ve belkide açıkça bambaşka bir ülkede bambaşka bir hayatın düşlerini kuruyordu.

34 üncü yaşımda bambaşka bir Musa buldum, yılı basta korkutmada bu beni, biraz daha karşıdan bakınca kendime; gurur duydum yeni halimle. Geri dönmemeyecek kadar çok ilerlemiştim son bir senede; umutluyum ve de mutluyum. Malum kimse artık doğumunu yazısı yazmıyor, yazamıyor bu sayfada. En iyisi kendimi yine ben anlatayım dedim.

Çok özledim sizleri…