Archive for November, 2011

Çöl Tilkisinden durum raporu

Saturday, November 12th, 2011

1 ay değil sanki 1 yıl geçmiş gibi, oysa dündü sanki Ege de yine aynı masada oturmuş ve Deniz in “Çöl Tilkisi” esprisine gözlerimden yaş gelircesine güldüğüm :)) Hala hatırlatıkça gülüyorum, biraz tebessüm ile her hatırladığımda ne kadar çok özlediğimide hatırlıyorum aynı zamanda. Hepinizi ayrı ayrı ama çok çok özledim. Bu satırları yazarken aklımda ılık (tamaam yaz ortası ve soğuk) Ankara gecesi ve o doyumsuz muhabbetleriniz var, elmayra gibi sizleri kocaman ve sımsıkı kucaklamak geliyor içimden ve hemen şimdi :)

Çöl Tilkisi

Özlemek hayatın parçası mı? Çok uzun zamandır benim için malesef öyle.. Upuzun yıllar önce canım bitanem hülyalı ablamı üniversiteye yolladığımız o ilk gün girdi hayatıma bu duygu ve bir daha da hiç peşimi bırakmadı. Şimdilerde hayatıma yeni yeni yüzler katmak istemememin başlıca sebebi de bu aynı zamanda. Daha fazla özlemek istememek, daha fazla merak etmek istememek.. Biliyorum sevdiklerimle kurduğum bağ benim hem en büyük zaafım hem de en büyük hazinem.

Ailem 2 parça; antalya edirne hattında mekik dokuyor bu sıralarda. Benim uzakta olmama hala alışamadılar, hem de kabullendiler. En zoru yeğenlerim, daha dün minik prensesimin sesini duydum telefonda, bu sene ilkokula başladı ve bana büyük bir keyifle telefonda z harfine gelmeden artık “dayı” yazabildiğini anlattı.. ağlasam mı sevinsem mi bilemedim.

Sevdikerim ayrı bir konu; uzun süre ankara da bekçilik yaparken herkesi tek tek yolladım neredeyse. Uğurlamalar ve karşılamalar hayatımın bir parçası olmuş iken ben ilk kaçışımı yapıverdim.. sonra da kürkçü dükkanına geri döndüm (tilki gibi yine) ama ikinci kaçış geldi ve kendimi cidden çölde buldum şimdilerde. Bereket Günseli ve Muzaffer var Ankara da, cidden birileri olmalı orada.. yani uzun süre boş bırakmamalıyız, hani biz yokken birileri alıp kaçırırmış gibi gelecek size ama.. tam anlatamadım belki.. Bir ev bu çatı olmalı belki orada ama ondan da önemlisi dönünce kocaman bir gülümseme ile seni karşılayacak birileri olmalı. Aklıma bu saydığım ikiliden daha iyisi gelmiyor nedense.

O yüzden şimdilerde geri dönmenin düşlerini kurup minicik küçücük keyifler yaratıyorum kendimce. Benim gizli sımsıcak sığınağım düşlerimde sevdiklerimle buluşuyorum, adeta gizli bir kaçamak gibi, bir günah gibi…

Çok özlem az durum raporu oldu değil mi? Çöl Tilkisi derki; ilk rapor evini çok özleyen bir adamdan geldiği için lütfen kusurumuza bakmayın. Ama beni ihmal de etmeyin.

PS: Yukarıdaki resim gerçek bir çöl tilkisine ayittir