Uzakdogudan esintiler – 2. Bolum

deniz

Efendim, arayi fazla acmayalim, soz verdigim gibi 2. bolumumuze biraz daha tarihi olaylardan, kisilerden bahseden ya da eski zaman kurgusuna sahip uzakdogu filmlerini anlatarak devam ediyorum.

1. Crouching Tiger, Hidden Dragon (2000) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0190332/ )

Crouching Tiger, Hidden Dragon

Crouching Tiger, Hidden Dragon

Millenyumla birlikte cook buyuk degisiklikler bekleniyordu, ehh sinema acisindan en buyuk atak Cin’den geldi. Bu zamana kadar hep “aaa adamlara bak damdan  dama ucuyor, ehuheuhe su ustunde yuruyor” tepkileriyle burun kivrilan Uzakdogu dovus filmleri, bu filmle Hollywood’dan istedikleri saygiyi ve ilgiyi kazaniyor. 2001 yilinda 10 dalda Oscar’a aday olup, 4 heykelcigi kapmayi basariyor. (Bana gore cook onceden kendini kanitlamis olan) yonetmen Ang Lee, akademiden de onaylandiktan sonra bircok sinema severin takip edilesi insanlar listesine giriyor. Bu film sayesinde basrol oyunculari da Uzakdogu sinemasinin disinda da taninir hale geliyorlar. Her daim bacimiz-anamiz-ablamiz kadrosundan Michelle Yeoh (bknz: Memoirs of a Geisha, The Mummy), biraz sinsi ama cok guzel, bir icim su, aman aman bizim olsun-bi kosede otursun diyecegimiz Ziyi Zhang (bknz: Memoirs of a Geisha, Hero, House of Flying Daggers),saygi da kusur etmeyecegimiz,abimiz Yun-Fat Chow (bknz: Anna and King(ki bu versiyonunu sevmem:P),Pirates of Caribbean)… Afiste gordugunuz 4. karakterin bizim icin ayri bir onemi var. Chen Chang tarafindan canlandirilan bu karakter filmde “bizim su guzel kiz, havali…” seklinde Turkce sarki soyler. Cogunu anlamayiz, Uygur Turkcesi oldugundan… (Youtube kazan ben kepce…buldum valla sahneyi! SPOILER!!! http://www.youtube.com/watch?v=Yzr0mf2F1Ao )Filmi izlemissinizdir, ama gene de konusundan azicik bahsedeyim. Yun-Fat abimizin karakteri cok iyi savascidir, lakin artik kilicini bir kenara birakip emekli olmak, uzun zamandir icin icin sevdigi Michelle ablamizin oynadigi yoldasina askini itiraf etmek istemektedir. Emekliligini resmilestirmek icin kilici “Green Destiny”i bir arkadasina hediye etmeye karar verir. Kilicin teslim edildigi aksam bir hirsiz kilici calmaya kalkar. Biz de kendimizi bol dovuslu, askli maceranin icinde buluruz. Filmi izlerken agac tepelerinde ne geziyorlar yahu demek, bence muzikal bir filmi seyrederken aaa neden bir anda sarki soyleyip, dans etmeye basladilar ki demeye benzer. Filmde olay dovus degil, sanattir. Ozellikle mekanlara ve manzaralara dikkat etmenizi oneririm.

2. Hero (2002) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0299977/)

Hero

Hero

Konu olarak daha gelismis ve ozenilmis, dovus sahnelerinde daha comert davranilmis bu film, yolunu acan Crouching Tiger, Hidden Dragon kadar elestriye maruz kalmamistir. Bir onceki filmde mekanlari, manzaralari fotograflar olarak seyrederken, Hero da olay tablo seyretmeye benzemistir. Uzakdogu sinemasinin en onemli imzasi olan renk kullanimi bu filmde cok guzel orneklendirilmistir. Her dovus sahnesinde kullanilan kiyafetlerin renkleri, arka plan renkleri, dovusen kisilerin ruh hallerini cok iyi yansitmistir. Benim icin kadroda Jet Li olmasi filmi seyretmek icin yeterli ama ilave olarak Donnie Yen (afiste en soldaki yesilli abi), Ziyi Zhang (en sagdaki beyazli abla), Tony Leung (sagdaki mavili abi) olmasi ayri bi guzellik katti. Konusuna gelecek olursak, eski Cin’de Kral Qin’i (afiste arka planda ortada kalan kisi) kendisine suikast yapilacagindan endiselenmektedir, bu yuzden cok ciddi guvenlik onlemleri almistir, kendisine 100 adimdan fazla yaklasilmasina izin vermemektedir. Adini bilmedigimiz siradan bir asker (Jet Li), krali oldurmeyi planliyan 3 suikastciyi (afisin ortasindaki beyazli abla disindakiler) oldurmeyi basardigini iddaa etmektedir. Kralin huzuruna kabul edilen isimsiz kahramanimiz hikayesini anlatmaya baslar. Filmi en az iki kez seyretmeniz bu renk-mekan-simge olayin  kavramaniza kolaylik saglayacaktir.

3. House of Flying Daggers (2004) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0385004/)

House of Flying Daggers

House of Flying Daggers

Acikcasi bu filmi izlediyseniz ilk bahsettigim “Crouching Tiger…” pek ilginizi cekmeyecektir. Hero’nun yonetmeni Yimou Zhang’tan ikinci bir renk cumbusu, tablovari cekimler… renkler oyle canli, oyle yogun kullanilmistir ki arada ekrana dokunup, yagli-boya mi bu?!? seklinde garip tepkiler vermenize sebep olabilir. Ustelik gorselin yaninda hos muzikleriyle kulaklara da hitap eden bir film. Ben sahsen, basrolunde Takeshi Kaneshiro (afiste sagtaki abi) olsun, isterse camurdan olsun derdim ama cidden basarili bir film. Ayrica beylerin gozlerine hitap Ziyi Zhang (evet ayni abla) ve de hatunkisilere bonus Andy Lau (afiste soldaki abi) filminde mevcut. (Zira benim gozum Takeshi’den baskasini gormez, gerisi sizin olabilir :) )  Eski Cin’de “House of Daggers” adinda zenginden calip fakire dagitan bir asi grup vardir. Polis Leo (Andy Lau), guzel kor dansci Mei’nin (Ziyi Zhang) de bu grubun uyesi oldugundan suphelenmektedir. O sirada avare, sarhos ve eglencesine duskun Jin (Takeshi Kaneshiro) de Mei’nin dans ettigi mekanda eglenmektedir. Mei’den etkilenen Jin, onu polisin elinden kurtarir ve de yandaslarinin yanina kadar rehberlik etmek ister. Sonrasinda film hic de ummadigimiz bir maceraya davet eder bizi!

Filmin esin kaynagi olarak su eski Cin siiri gosterilmis:

In the north there is a beauty; surpassing the world, she stands alone.
A glance from her will overthrow a city; another glance will overthrow a nation.
One would rather not know whether it will be a city or nation overthrown.
As it would be hard to see a beauty like this again.

4. The Warlords (2007) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0913968/ )

The Warlords

The Warlords

Acikcasi filmin benim ilgimi ilk ceken noktasi cok yetenekli 3 aktoru (Jet Li, Andy Lau ve Takeshi Kaneshiro) barindirmasi oldu. Aslinda filmin ismini birebir cevirirsek “Blood Brothers” olmasi lazim. 1860li yillarda savas, yoksulluk, aclik ve afetlerle bogusan Cin’deyiz. Karakterleri ve amaclari cok farkli olan uc insanin yollari kesismis,bu uc insan ne kadar farkli olurlarsa olsunlar birbirlerine inanmis ve guvenmis, kan kardesi olmuslardir. Savaslar ve politika ile karisan hayatlarinda yavas yavas kendilerini ve de birbirlerini kaybedeceklerdir.Filmin acilis sahnesinden de hemen anlayabileceginiz gibi gayet karanlik ve de dram ogesi fazla bir film. Ozellikle bazi sahnelerde yureciginize ofke ve huzunle dolu yumrular oturacaktir. Her 3 aktorun de aglamadaki basarisini da takdir etmeden gecemeyecegim. Hani bizde erkek adam aglamaz zart zurt derler… Lakin bu abilerim cidden cok iyiydiler, caresizlik, hinc ve huzun her bi damlalarinda goruluyordu. Bir de tamam, savas filmi oldugu icin siddet de cok ama sadece siddet ve vahset olarak degerlendirmek yanlis olur bu filmi… Zira karakterlerin psikolojik degisimleri, caresizlikle verdikleri anlik tepkileri, hangisinin daha iyi, hangisinin daha kotu, hangisinin daha saf oldugu… ve izleyenin surekli taraf degistirmek zorunda kalmasi… cok iyi islenmis. Kan Kardesligi de oyle parmaklari delip, ayy senin kanin benim kanima bulasti demek le olmuyormus:

Tehlike halinde canimiz birbirimize emanet! Zaferde de, maglubiyette de birlikteyiz! Disaridan biri bu kardesligi zedelerse…kanimiz uzerine and olsun ki, olur! Icimizden biri bu kardesligi zedelerse… kanimiz uzerine and olsun ki, olur! Gokler ve yerler sahidimiz olsun ki… hepimiz birimiz, birimiz hepimiz içindir!

Tek yürek, tek bilek!

5. Hua Mulan (2009) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1308138/)

Hua Mulan

Hua Mulan

Yukarida bahsettigim filmlerin arasinda bu normal bir film olarak degerlendirilebilir. Oyle dehset savas sahneleri, ilginc renk kullanimlari falan yok. Ama Cin’de de bizde oldugu gibi erkek egemenligi soz konusu… Bu egemenligi kirmaya calisan bir karakter olan Mulan bu bakimdan gayet ilgi cekici! Film, Walt Disney yapimi cizgi filminde de oldugu gibi antik Cin’de yasadigi soylenen efsanevi kadin kahraman Mulan’in, babasi adina askere gidisini, askerde muhtesem yukselisini… bu sirada kendisiyle, kadinligiyla ve de etrafiyla yasadigi mucadeleyi anlatir. Yanlis hatirlamiyorsam Mulan’in cizgi filmini ablamla birlikte Karsiyaka’da kucuk bir sinema salonunda seyretmistik, bii salon dolusu ufaklikla birlikte… Salona giren essek kadar iki kiz bi biz olunca, yan tarafimiza oturan cocugu gecici sureligine kardesligimize almistik “ehueuhheh, kardesimizi sinemaya getirdik” diyerekten… Bi de salonun en arkasindaki siradaydik, garibim goremiyor diye cocugun altina paltolari koymak suretiyle gorus alanini yukseltmistik. Yoksa tum bunlari Pocahontas’ta mi yapmistik?!? Neyse ben Mulan diye hatirliyorum. Tabii Walt Disney dunyasi bu filminkine benzemiyor. Film bizi savas, fedakarlik, yalnizlik konularinda bayagi sarsiyor. Basroldeki koca gozlu Wei Zhao da bence cok basarili oynamis, zira baska filmlerinde cokca denk gelecegiz kendisine…

6. The Memoirs of a Geisha (2005) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0397535/)

Memoirs of a Geisha

Memoirs of a Geisha

Madem kadin kahramanlardan bahsediyoruz, bu filmden de bahsedelim. Bizim “Harem” kulturumuz gibi, uzakdogunun “Geysa” kulturu de batililara cok ilgi cekici gelmekte… Cinli ve Japon oyuncu kadrosuna ragmen bu film yonetmeni, yapimcisi ve kitabin yazariyla tamamen Amerikan uretimidir. Zira film yayinlandiktan sonra Uzakdogunun cesitli yerlerinde yasaklanmistir. Film 1900’lerin basinda Japonya’da, mavi gozlu Chiyo’nun (Ziyi Zhang), kucuk yasta bir geysa evine satilmasini, sonrasinda en bilinen ve begenilen geysa olmasini ve de asik olmasini anlatir. Usteki filmlerden tanidik gelecek olan Michelle Yeoh ve de Ziyi Zhang basrollerde oynamakta… Lakin ikinci bir “o olsun, film camurdan olsun” degisini burada Ken Watanabe (ismi bilem ayri karizma yaa!) icin kullanabilirim. Zira orta yas karizma abiler listemde ilk siralardadir kendisi… Kredisi bende coktur ondan mi bilemiyorum ama her bi filmini pek severim (The Inception, Letters from Iwo Jima, Batman Begins, The Last Samurai,vs… vs… vs…). Coktan filmini izlemis ya da kitabini okumussunuzdur diye dusunuyorum. Uzakdogu konulu olsa da tam olarak uzakdogu filmi degildir bence!

7. Red Cliff I (2008) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt0425637/)

& Red Cliff II (2009) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1326972/)

Red Cliff I

Red Cliff I

Red Cliff II

Red Cliff II

Son zamanlarda seyrettigim en epik film! Inanilmaz yuksek bir butceyle Cin’in “Lord of the Rings”ini cekmis adamlar. Toplamda 5 saatlik bir film olarak bakmaniz gerekiyor. Zira Ilk film “to be continued” seklinde bitiyor. Aksiyon filmleriyle (bknz. Mission Impossible II, Face/Off) kendine hatiri sayilir bir yer edinen John Woo, antik Cin’in 3. yuzyil baslarinda yapilan efsanevi “Kizil Ucurum” savasini muhtesem bir gorsellikle ve harika oyuncu kadrosuyla seyirciye anlatiyor. Kuzey Cin Imparatorluk ordusunu yoneten general Cao Cao, cesitli bahaneler one surerek Guney Cin’e saldirmaya karar verir. Kuzeyden gelecek olan dusmana karsi Guney Cin imparator ve savas lordlari guclerini birlestirirler. Sayica cok ustun olan dusmani “Kizil Ucurum” denen yerde beklemeye baslarlar. Daha cok savas sahneleriyle one cikan bir film olmasina ragmen, asil olarak iki savas stratejistin, Zhuge Liang (Takeshi Kaneshiro) ve Zhou Yu (Tony Leung)’nun, General Cao Cao (Fengyi Zhang)’ya karsi oynadiklari akil oyunlarini konu alir(Tarihsel kisiliklerin bilgileri icin wikipedia’ya yonlendirdim sizleri). Hani eskiden tarih derslerinde okurduk, Turkler dusmana “kurt-kapani” savas duzeniyle saldirir, hattin ortasindaki oncu grup once dusmana saldirir… sonra dusmanin kendilerini takip ettiginden emin olarak geri cekilir, sonra hattin kanatlarindaki dusmanin arkasindan dolasarak dusmani bir daire icine kapatir. (Vay be nasil etkilendiysem, hocamin ses tonu bilem kulaklarimda cinladi.) Film cok uzun olmasina ragmen, beni bir dakikasindan bile bunalmadim. Kulturel anlamda da cok sey ogrenilir (bknz cay seramonisi, ki ben cidden hep cok merak etmisimdir.). Soyle uzuuunnn bir pazar gunu sinemasi icin super bir secim olur. Ayrica cogu insanin Takeshi Kaneshiro aski bu film serisiyle baslamis (ben daha once kesfettiydim). Oynadigi hafif-cokbilmis, cok zeki, saygili, azicik provakatif, esprili ama kendisinden cok emin karakteri alninin akiyla canlandirmis. Ilaveten Mulan’la takdirimizi kazanan koca gozlu Wei Zhao, burada da Sun Shangxiang adli gozupek prenses roluyle erkek egemenligindeki savas alanina guzel bir kadin eli degdirmistir. Neyse, siz izleyin, begeneceginizi tahmin ediyorum.

8. Yip Man I (2008) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1220719/)

& Yip Man II (2010) (IMDB: http://www.imdb.com/title/tt1386932/)

Yip Man I

Yip Man I

Yip Man II

Yip Man II

Son olarak 1900lere geri donuyoruz, efsanevi Bruce Lee’nin hocasi, bir dovus sanati bicimi olan Wing Chun’un “Grandmaster”i Yip Man’in hayatini anlatan bu seri, birinci filmiyle efsane, ikinci filmiyle de iyi seklinde yorumlanabilir. Ilk filmde Yip Man, Cin’in Foshan bolgesinde sakin ve durust mizaciyla sevilen, bolgesinin en yetenekli dovus ustasi olmasina ragmen alcakgonullu, ailesini cok sevmesine ragmen gene de ufak tefek sorunlar yasayan, saygin ve de varlikli biri olarak anlatilir. Tabii bu durum Japonlarin 1930larin sonunda Cin’i isgal etmelerine kadar suruyor. Yip Man, ailesi ve dostlari tum Cin gibi sefaletle bogusmaya baslar. Bir sekilde bir Japon Generalle yollari kesisen Yip Man’dan Japon askerlere Wing Chun ogretmesi istenir. Hikaye biraz dram, biraz espri ve guzel dovus sahneleriyle cooook guzel anlatilir. Ozellikle basrolumuz Donnie Yen, Yip Man olarak harika bir portre cizer. Zaten kendisi de bircok filmin dovus koreografisini yapmis/yonetmis biri olarak incelik isteyen Wing Chun dovuslerinde de goze hitap eden cok basarili isler cikarmistir. Ikinci filmde ise Yip Man’in Japon istilasindaki Cin’den kacip Hong Kong’a yerlesmesi ve orada ailesiyle yeni bir hayat kurmaya calismasi anlatilir. Bu film, ilk filmin basarisinin bayagi golgesinde kalir. Zira yer yer bir daha incelikli kurgulanmis, konulandirilmis Rocky filmine benzer. Gene de dovus sahneleri cok basarilidir. Ustelik ikinci basrol oyuncularimizdan Sammo Hung, filmden once ciddi bir kalp ameliyati gecirmis sonrasinda cikip kendi dovus sahnelerini kendi cekmistir. Zati Donnie Yen abimizde dublorlukten geldiginden o da dovus sahnelerinde bizzat kendisi yer almis. Ayrica iki filminde de pek sempatik buldugum, koylu dovuscu, sanssiz hirsiz roluyle Siu-Wong Fan’a ayri bir dikkat edin. Ilk filmi cok tavsiye etmeme ragmen, ikinci film icin guzel dovus sahneleri olan iyi bir film diyebilirim. Ayrica bu iki filme bir de prequel bir film daha eklenmistir.

Yip Man prequel

The Legend is Born: Yip Man

O film de 2010 yapimi “The Legend is Born: Yip Man“. Afiste en solda gordugunuz yasli amca gercek hayatta Yip Man’in oz-be-oz buyuk oglu, Ip Chun. Bu film Yip Man’in gencligini anlatiyor. Kadroda benzer isimleri gorsek de farkli karakterleri canlandiriyorlar. Yip Man’i bu sefer genc Yu- Hang To canlandiriyor. Kendisi dunya sampiyonu bir dovuscu ve de Ip Chun’un ogrencisi… Isin bi komik tarafi da isim olarak Dennis To’yu kullaniyor :) Gene dovus sahneleri guzel olan iyi bir film. Ama dedigim gibi birinci filmden alinan tat ne yazik ki serinin diger filmlerinden alinamiyor. Gene de butunlugu bozmamak adina seri olarak seyredebilirsiniz.

Bu arada biz bu Wing Chun olayini nereden duymustuk derseniz, bi aralar Ipekkizimla surekli “hangimiz daha uzunuz” kavgasi yapan bi arkadas bu dovus sanatiyla ilgileniyordu. Sonra ne yapti bilmiyorum.

Aslinda aklimda kalan 1-2 film daha var ama bayagi fazla oldu sanirim bu liste… o yuzden bu kadari yeter dedim. Bakalim 3. bolumde bu sefer baska uzakdogunun baska tur filmlerine bakariz. 😉

deniz nin son yazdıkları

Comments are closed.