Archive for November 19th, 2010

Sen gelmez oldun, ahh postaci ya da kargocu ya da her kimsen!

Friday, November 19th, 2010

Sabahin korunden beri postaci yollari bekliyorum canlar… Ayy gene ne aldin demeden siz, valla bu sefer baskasinin paketini bekliyorum diye yapistirayim. Ev arkadasim Almanya’ya gittiginden ve de 1 hafta buralarda olmayacagindan kargoyu karsilar misin diye bana sordu… ben de “hee, of course yahu” dedim. Yalniz bi soz vermeden once bi programima baksaymisim, bi bolumden gelen postalari okusaymisim iyi olurmus. Bugun 3 tane seminer varmis. Burda seminere girme zorunlulugu yok ama hocalar gozunde iyi gozukmek icin onemli tabii… Ilki 12:00 – 13:00 arasiydi, kacti. Ikincisi 14:00 – 15:00 arasi kismette o da yok gibi… Ucuncusu de hemen arkasindan 15:00 – 16:00 arasi… Valla bu postaci/kargocu neyse iste hep 11:00’den once gelirdi, ne oldu anlamadim. Aslinda isime de geldi dogrusu, haa evde yatislardayim haa seminerde!!!

Sabah uyandigimda su sarki kafamdaydi, simdi evde hazir kimse yok… bagira bagira soyluyorum. Cok komik nan… 😀

Anlayacaginiz postaci yolu beklemek zor kardesim, cook zor! Hos siz simdi “sen gelmez oldun” sarkisini bekleyeceksiniz ama deeegggiiiiilllll…. Burdan buyrun!

(Linki goremeyenler icin: http://www.youtube.com/watch?v=375ENQbru8s )

hatta

Haydin hep beraber soyluyoz:
Daring duck of mystery,
Champion of right,
Swoops out of the shadows,
Darkwing owns the night.
Somewhere some villain schemes,
But his number’s up.

(3-2-1) Darkwing Duck (When there’s trouble you call DW)
Darkwing Duck (Let’s get dangerous)
Darkwing Duck (Darkwing, Darkwing Duck!)

Cloud of smoke and he appears,
Master of surprise.
Who’s that cunning mind behind
That shadowy disguise?
Nobody knows for sure,
But bad guys are out of luck.

‘Cause here comes (Darkwing Duck)
Look out! (When there’s trouble you call DW)
Darkwing Duck (Let’s get dangerous)
Darkwing Duck (Better watch out, you bad boys)
Darkwing Duck!

Psycho Killer!

Friday, November 19th, 2010

Birkac gundur boyle abuk-subuk uyuma sorunlariyla ugrastiktan sonra dun aksam 00:30 civari yatip uyku duzenimi iyilestirmeye karar verdim. Lakin saat 02:00 civari, fosur fosur uyurken, bir tarafim mi acik kaldi nedir uyandim ve kendimi bir seyi sorgularken buldum. Izninizle aciklayayim sorguladigim seyi abilerim ve ablalarim!!!

Simdi aranizda denk gelip de Mersin’deki Cennet-Cehennem’i gorenler olmustur! Icinizde en azindan birinin gordugune eminim. Kisaca anlatayim, Cennet-Cehennem Mersin’in Silifke ilcesi sinirlarinda… Cehennem bildigin kooocaaaman bi cukur. Yanlis hatirlamiyorsam, cehenneme inmek icin merdiven yok, cukurun duvarlari ic-bukey oldugundan sadece iple falan iniliyor… Vakt-i zamaninda cuzzamlilari, veba, vs. gibi salgin hastaliga yakalananlari bu cukura indirip, olume terk ediyorlarmis. Bayagi derin bir cukurdu… (ya da ben cok kucukken gormustum, benim gozumde buyumus olabilir.)

Cennet ise Cehennemin biraz ilerisinde 450 kusur basamagi (hee… internetten kopya cektim, ben 1000 basamak diye sallayacaktim) indikten sonra ulasilan bir magara… Saniyorum teyzemler vardi yanimizda, bir de tamirat mi vardi nedir?!? Biz cennete gidememistik! Cehennem’e de tepeden baktik zati… (bir nevi arafta kalma durumu… eheheuhe) Hayal meyal hatirladigim, birisi magaranin girisinde limon agaci mi ne varmis demisti, hurma da olabilir. Terden sicaktan oluyormussun inerken ama magaranin icin acayip sogukmus. Bir de su akintisi varmis derinde… ben nedense bu su yolunu Kleopatra ile Sezar bulusmak icin kullaniyormus diye anlatilan bir efsane var diye hatirliyorum. Internette bulamadim boyle birsey, ben salladim sayin!

Bir de bu Cin’deki, Nepal’deki budist, vs. tapinaklari aklima geldi. Hani filmlerde goruruz ya yuzlerce basamaklari tirmandiktan sonra ulasilan tapinaklardan bahsediyorum(bknz. Shaolin Temple, Kill Bill’den hatirlarsiniz belki?!?) . Tapinaga girdikten sonra meditasyonla falan nirvanaya/cennete/gercege/tanriya ulasilir.

Simdi bu ikisini karsilastiracak olursak, Turkiye’deki surumde… cennete/tanriya/gercege ulasmak kolay, oradan geri donmek zordur. Nepal/Cin surumunde ise tam tersi ulasmak zor, ulastiktan sonra cikmak daha kolaydir. Ne de olsa merdiven inmek, cikmaktan her zaman icin daha kolaydir. Bir tutarlilik beklerdim yaa… ne bileyim biz de Agri’nin tepesine kondursaymisiz Cenneti?!?

1-2 saat bunu dusundum gece gece… sonra dedim ki bence tanriya/cennete/gercege/artik ne ariyorsaniz ona ulasma olayi aslinda cok cok basit bir yontemi olan birsey olmali. O kadar basit ki hic kimsenin aklina gelmiyor iste!!! Soyle dusunun bize dort islemi ogretirler once… sonra integral/fonksiyon/vs. ogreniriz. Sonra onumuze bir soru koyarlar, biz ilk, en zor yontemlerle cozmeye calisiriz. En basit cozum en son aklimiza gelir. Boyle bir durum soz konusu olmali bu arayis konusunda da…

Evet yaa… gece gece erdim abilerim ablalarim. Demislerdi zati bu doktora ogrencisi olma durumu “part-time psycho, part-time philosopher” diye…

Ehh buraya basligimaz uygun Rock Band oyununda bagira bagira (daha dogrusu cirlaya cirlaya) soylemesi zevkli sarkimizi da koyalim: