Basucumdaki resimler

musa

Deniz cigim çok bekledi yine ama.. sonunda uykuya yenik düstü, ama olsun en azindan sabah uyaninca bulacak bu yaziyi ve sevinerek okuyacak.

Umarim hepinizde bir parça gülümsemeye sebep olur bu satirlar…

Geçen gece deniz bana foto terapi yapiverdi; yine ruhumun karanlik dehlislzerinde dolasip herkesi çok çok özledigim bir aksamda. Tercihleri, kavsaklarda seçilen yollari sorguladigim, sonuçlarina 10 üzerinden puanlar verip terazinin kefeleri esit seviyede tutmaya çalisirken ben…

Hiç görmedigim resimleri yolladi geçmisten; hem yakin hem de uzak geçmisten…

Öncelikle yaninizda olamadigim eylül sonu izmir günesini gösterdi bana; günseli nin gelinlik provasindan kareler gördüm… sonra da nikah öncesi kuzu kuzu bekleyen iki çift parlayan göz. Keyifli bir telasin heyecanli bekleyisini, insanin içini isitan gülümsemeleri, o sarkida oldugu gibi “bir tatli bakis” i gördüm… hem hüzünlendim hem de sevindim.

Sonra plajda yanyana gülümseyen, ama içten ki içten ama keyiften ki keyiften gülümseyen bir çift yürek gördüm. Sanki durdurmuslar zamani, gülümsemeye baslamislar ve hep öyle kalivermis… zaman durmus, kiyamamis sanki.. akivermez olmus. Biri digerinin boynuna sokuvermis kafasini, digeri kamerayi ayarlamak derdine düsmüs. Özlem ve sevgi olmus…

izmir den kalkip ankara ya uçuverdik ardindan, kanat takip çukurambar daki balkona konuverdik. Bir pazar kahvaltisi rehaveti ile, sohbetin en koyusunda çekilmis zaman yapraklari çikiverdi karsima… Balkonun gece manzarasi geldi aklima; sonra bir bir konustuklarimiz; aglayip güldüklerimiz… geceleri isil isil olan ankara.. çakil ile birlikte seyre daldigimiz aksamlar geliverdi.

Çilli nin minderlerine uzandik sonra… sanki sihirli küreye bakiyordum… kürenin içindeki toz duman savrulunca yesil yesil minderler çikivermisti ansizin. tatlilar geldi gözümün önüne, üzerine içilen kahveler… en koyusundan sohbetler… okulun yaz aksami günes battiktan sonra usul usul serinleyen havasi.

Bir dolu resim gönderdi deniz bana o gece, sanki noel baba idi ve kirmizi bohçasina elini daldirip daldirip oyuncaklar çikartiyordu ve ben 7 yasindaki bir çocuk gibi sevinç kahkahalari atiyordum…

Sabaha dogru gelirken, ne gam kaldi bende ne hüzün elbette. Terapi ise yaramis, viyana nin bir günde 10 derece düsen havasina inat tropik bir iklim sarilmisti kollarima.

Pazar günü gizli gizli severken buldum resimleri… Sonrasinda plan yaptim kafamda hemen, nerede nasil demeden okuldaki müthis yazici geldi aklima.

Pazartesi sabahin köründe (7 de) çikiverdim evimden, buz gibi bir ayaz vardi ama sehrin yarisi yine ayakta idi. (yaz saati cidden bu adamlara göre, bize hiç mi hiç uygun degil) diye düsüne düsüne okula ativerdim kendimi… Daha kimse yoktur beklentimi çoktan birakmistim kenara; benim derdim ayri idi…

Hemencecik yolladim resimlerden birkaçini; usul usul süzülürken kagitlar, günün en önemli is planini tamamlamis oluverdim….

03112009118

ve artik basucumdasiniz.

musa nin son yazdıkları

6 Responses to “Basucumdaki resimler”

  1. deniz deniz Says:

    Heheh… boyle guzel bir pazartesi yazisina esin kaynagi oldugum icin de aferin bana!!! :)

    Yaziciyi takdir etmeden gecemeyecegim… Super cikti almis… Bravo…

    Vallahi cok guzel oldu, oyle foto albumlerim varmis ki… kimini huzunle, kimini gulme kriziyle inceledim. Ipekkizim kizmasin ben hemen bir “yaz albumu” yapip koyuyorum internete…

  2. musa musa Says:

    Odamda net bağlantım kesik olunca 1.5 takla attım ama yazıyı yayınladım, gerçi sabahtan beri aklımda idi bunları yazmak.. ama gecenin kör bir vaktine kısmet oluverdi.

    Yazıcı çok başarılı gerçekten, keşke foto kağıdı koysaymışım da bunlar tam foto olsaymış diye düşündüm ya; belki başka resimlere öyle yaparım.

    Birde süper bir posterim oldu; Leo bana Frank Sinatra posteri hediye etti.. Onuda nereye assam diye düşünüyorum.

    Hmm, yaz albümünü bende merak ettim şimdi.. Gerçi düğünden daha 2 kare ancak görebildikya; oysa ne sözler verilmişti ah ne sözler 😛 Güya cd de kamera çekimleri gelecekti, resimler gönderilecekti.. ti ti…

  3. musa musa Says:

    Şimdi bana internet böcüğü vs gibi bişeyler diyeceksiniz ama;

    isterseniz buraya bir fotograf sayfası ekleyebiliriz.

    Hani isteyen albüm açar, resim ekler… altına yorum yazar, muhabbet ederiz.

    Öneridir elbette, şifre koyup gizli-saklıda yapabiliriz… malum resim bu.
    düşünün taşının siz şimdilik.

  4. deniz deniz Says:

    vallahi ben de cok merak ediyorum o sozleri verilen resimleri… “nasil begendiniz mi?” sorusuna…”Iyi, begendik!” gibi bayik bir cevap veriyorlar… Oysa ben ne heyecanla ne resimler beklemistim… Yalan oldu hepsi…. ahh ahhh…

  5. musa musa Says:

    Deniz!

    Diyorumki, şu yukarıdaki tabelayı “2si b1r yerde” yapalım.

    Sen çalarsın artık ben oynarım 😀

    Fona da şöyle arabeks bir müzik atarız

    “Dertler benim, çile benim,
    Hayat senin,.. senin olsun!
    Hatıralar, hasret benim,
    Ömrüm senin,.. senin olsun!”

    http://www.vidivodo.com/98686/dertler-benim-olsun

  6. deniz deniz Says:

    haahaha 😀

    Vallahi Musacim hadi burdan sesimi duyuramiyorum da… Ariyom ariyom, telefonumu da acan yok iyi mi!!! Resmen 3. sinif vatandas muamelesi goruyorum burda! Aramiyorum kardesim bundan sonra… Ben de adam gibim soracaktim, afise ediyorum artik sizi var mi itiraziniz diye… Gecen gun aradim telefon kapali, bugun aradim acan yok… Birak yahu… Verdim facebooka fotolari!!! Peh!