At Kadehi Elinden, Bin Parçaya Bölünsün

Evin yikimina basladik millet, duyduk duymadik demeyin. Mutfak dolaplari sokuldu, girişteki vestiyer parcalara ayrildi. Ev, giristen bakinca biraz daha bos gibi. Ama iclere dogru gidince… her yer koli koli, irili ufakli… Ben bu kadar cok esyamiz oldugunu, daha da otesi bu kadar esyayi bir sekilde bir yerlere tikistirmayi basarmisiz. Nasil mi? Soyle bir ornek vereyim. Bir gece oturdum, Denizcim yataginin civarina yigdigim esyalari, komidinini ve yatak alti cekmecelerini bosalttim. Ertesi gun Maliler geldiler ve yatagin gitti :) Bazayi soktuk oyle cikardik odadan. Yatagi kaldirinca bir de ne gorelim, altindan plastik cam agacimiz cikti. Cekmece idi sagi soluydu derken altina bakmak hic aklima gelmemis. Muzaffer “atalim, sonra olmadi yenisini aliriz.” dedi ama ben evlendikten sonra yilbasi partisi verecegim daha di mi? Ihtiyacimiz olacak kesin, diye duzgunce kutusunda topladim, tamamini bantladim. Yarin da apartmanin altina, apartman sorumlumuz Adem Bey’in bana gosterdigi yere indirecegim… sanirim.

Baslamak bitirmenin yarisidir derler, simdi nedenini daha iyi anliyorum. Evin islerini bitirmeye artik daha bir yogunlasmamiz lazim, ne de olsa koltuksuz olur da mutfaksiz ev olmaz di mi? Bu arada 1 haftadir mutfaksizim. Zaten pek kullanmiyordum kabul ama lavabomu ve onun üstünde duran, icinde bardaklarimin oldugu dolabi coook ozledim.

gunseli nin son yazdıkları

3 Responses to “At Kadehi Elinden, Bin Parçaya Bölünsün”

  1. musa musa Says:

    Günseli ciğim, yazı ile başlık arasındaki bağlantıyı ben kuramadım bir türü. Hani illaki bir alakası olması gerekmiyor ama, merak ettim. acaba nereden esti bu başlık? O anki duygularınız neydi, öğrenebilir miyiz yazar hanım?

    Evin halini düşünemiyorum açıkcası, daha yerdeki seramiklerde sökülecek :( Minik bir savaş alanı olacak her taraf; ama sonra çok güzel olacak. Zaten insan ev içerisinde boya/tadilat işine ancak sonrası için katlanıyor. İçinde eşyalar ile bütün evi boyatmak deyince aklıma yıllar yıllar önce İpek ile çıktığımız karadeniz gezisi geliverdi. İpek lerin evde bahsettiğim badana-boya eylemi gerçekleştiği için bizim kız bir nevi evsiz kalmış ve geziye sığınmıştı o yaz :)

    Yıllar geçtikçe insan çok mu çok biriktiriyor, sonra da eşyalarından kesinlikle vazgeçemiyor. Bence çam ağacığını saklamakla iyi yapmışsın canım. düşünüp duruyorum bende: sizin ümitköy deki evde o ağacı gördüm mü ben daha önce?

    Bende hikaye çok, illaki bir benzetme yapacagım ya :) Antalya’da epey bir zaman önce şimdiki evimize taşınıyorduk, önceki evdeki geçmişimiz herhalde bir 10 sene olmalı idi. Bir gün boyunca eşya taşımıştık, yeni ev tam anlamıyla koli cennetine dönmüştü. Biz de gidip geride kalan “ufak tefek” leri toparlayalım ve bu iş/çile bitsin demiştik; hiç unutmuyorum neler neler çıkmıştı. Pickup ın arkası o son seferde bile tıka basa dolmuştu.

  2. deniz deniz Says:

    ben hemen aciklayayim… “bin parcaya bolunsun” kismi evin yapim-yikimina refer ediyor… “at kadahi elinden” kismi da dogaclama olsa gerek! hani sarkiyi uygunca dillendirmek icin…

    Yanlis miyim?

  3. musa musa Says:

    Güzel açıklama canım, teşekkür ediyorum sana.
    Ev demişken aklıma bir mevzu daha geldi, seramikler döşendikten sonra size 24 saat üzerinden geçmeyin diyecekler muhtemelen: yani eve adım atmayın anlamına gelecek. Şöyle bir kaplıca kaçamağı yapsanıza fırsattan istifade edip :)