Archive for July 9th, 2009

Yapilir mi bu bana!!!

Thursday, July 9th, 2009

Nereden baslasam anlatmaya… biiirrr koca hafta! Isitilmis konserve fasulyemi (Yasasin Kovboylar!!!) yerken bunu dusundum durdum. Pek garip bir haftaydi… Bakmayin bu sakin yazisima, iki saat once tavan yapmis olan kizginligimin yerini bir bosvermislik, bir bikkinlik aldi… Bu sakinlik de bunlarin kalintilari… Nerden baslasaaamm… En iyisi dogaclama bir giris yapayim artik olaylara…

Efendim bildiginiz uzere gecen yaz Ayca-Elcin-ben uclusu, Ispanya (Madrid, Barcelona) ve Portekiz (Porto, Lizbon) turu yapmistik. Bu turun tadi damagimizda kalmisti ve bu sene de benzer bi tur yapalim istedik. Her ne kadar Elcincagizimiz evlenme arifesinde oldugu icin turun cogunluguna katilamayacak olsa da… Bizim icin beraber gecirecegimiz zaman coklugu degil kalitesi olacaktir. Neyse planlar yapildi, Ayca-Elcin Almanya(Bonn’da) bir konferansa katilacaklardi, ben de Londra’dan onlara katilacaktim, sonrasinda ver elini Hollanda (Amsterdam, Roterdam) ve Fransa (Paris)! Ne yazik ki bu isler umdugum gibi gitmedi ve ben daha ilk kez Almanya Elciligi kapilarina varmamla sorunlar bas gosterdi. Oncelikle pasaportumu mumkun olan en uzun sureye uzatmami istediler… Tamam dedim, elimiz degmisken 5 sene uzattim. Arkasindan Turk Elciligine (tamamen benim hatam sonucu oldugunu dusunuyorum, o zamanlar sunum zamanimdi ve kafamda bir suru sey vardi.) pasaportumu postaya vermis, bu da benim Almanya Elciligine basvurumu geciktirdi. Pasaportumu aldiktan sonra Almanya Elciligine gitmeye yeltendigimde ise telefonla randevu almam istendi. Vakit kaybetmeden aradim ve bumm… Bana verilebilecek en yakin randevu tarihi temmuz sonu idi! Bana yapilan bu espriye nasil gulsem bilemedim, zira Almanya’daki kuzenimden gelen davet mektubunun suresi temmuz sonunda doluyordu! Neyse Ahh-vahh etme zamani degil dedim ve bu durumda ne yapabilirim diye dusundum. Aklima gelen en pratik cozum, baska bir Schengen Ulkesine basvurmak oldu. Neyse, gozume Belcika’yi kestirdim ve turistik amacli basvurumu, sabahin korunde vize basvuru ofisine yaptim. Bu ofis, Belcika, Italya, Ispanya gibi bircok ulkenin de basvurusunu kabul ediyormus. Basvuruyu yaptiktan sonra bekleme surecinin gecmesine kaldi butun is… Bu arada bos durmadim, bari buradayim dedim… doktora calismami hizlandirdim.

Gelelim dune… Dun baktim buradan Avrupa’ya cikis yok. Bari dedim bos durmayayim, su “National Insurance Number” zamazingosundan alayim. Internette azicik arastirdiktan sonra aramam gereken telefon numarasini buldum ve derin bir nefes alip numarayi aradim. Karsima cok tatli bir teyze cikti ve sasirtici bir sekilde cok guzel, tane tane konusuyordu. Boylece telefon gorusmesi korkumu yenip basladim derdimi anlatmaya… Bir 10 dakika karsilikli konustuktan sonra… nasil oldu hala anlayabilmis degilim… Bu donem kacak calisiyor konumuna dustum. Teyzecigim gayet sakin, bu numarayi aradigina gore amacin kacak calismak degil bence bir an once su numarayi ara… basin derde girmesin dedi. Ben hafif saskin, hafif “aldin mi basina belayi” tadinda guldukten sonra, soyledigi numarayi not ettim, arka arkaya tesekkur ettikten sonra telefonu kapatip, yeni verilen numarayi aradim… Vallahi bundan sonra kac degisik numarayi aradim, kac degisik insanla konustum bilemiyorum ama telefonda konusma fobimden eser kalmadigini soyleyebilirim… “National Insurance Number”i verecek olan Job Center, benden yazili bir calisma izni istiyor ve ogrenci vizem oldugu icin “Home Office”den bir sekilde calisma izni almam gerektigini soyluyor. “Home Office” ise ogrenci vizem oldugu icin haftalik 20 saate kadar calisma iznimin oldugunu soyluyor. Yazili olarak nereden bir belge alabilirim kimse soylemiyor… Tabii butun bu telefon konusmalarindan sonra isyan bayragimi actim ve bilgisayar basina dondum. Basladim arastirmaya… Sonuc olarak, iki e-posta adresi buldum, biri Job Center’dan digeri Home Office’den… Ikisine de derdimi ve ogrenci vize kopyami ve polis kaydimi yazili olarak ilettim. Home Office’den gelen cevabin icinde…

The student category of the Immigration Rules has been replaced by Points Based System Tier 4, with effect from 31st March 2009 – see above for details.
Unless their visa states otherwise, a person who is aged 16 or over, and  holds valid leave to enter or remain as a student or under Points Based System Tier 4, for 6 months or more, may undertake employment for:
*                20 hours per week during term time
*                Full time during vacation periods
A student must not engage in business, self-employment or the provision of services as a professional sports person or entertainer.  A student is not permitted to pursue a career by filling a permanent full-time vacancy.
You can continue working full time when your studies are completed for a period of four months or until your visa expires, whichever is sooner, whilst waiting for your examination results, prior to attending your graduation ceremony or before commencement of your new course.”

seklinde bir ifade geciyordu bunu da sonrasinda Job Center’a gonderdim. Sonrasinda bugun sabah Job Center’dan sesi cok tatli olan bir bayanla e-postalastik, sonrasinda konustuk ve yarina bir randevu ayarladik. Bu noktada ilk sorunumun bir parcasi hortladi tekrardan… Bu gorusme icin pasaportumun orjinaline ihtiyacim vardi. Neyse sansli oldugumu dusundugum bir gundu ve ben de sansimi zorlamaya karar verdim, pasaportumu almak icin “Vize Basvuru Merkezi”ne gittim. Elime tutusturulan sira numarasina bakip onumde yaklasik 100 kisinin oldugunu hesaplayinca biraz umidim kirildi ama ne kadar uzun surebilir ki bir kisinin pasaportunu vezneden almasi dedim. Sirami beklerken, etrafimdaki “Pakistan, Hindistan, Arab ve Cin” vatandaslarina bakip Avrupa Birligine ne kadar da yakiniz diye dusundum aci aci… Sonradan cogu insanin zarf icinde pasaportlarinin yaninda bir de ikiye katlanmis A4 kagidi aldiklarini fark ettim. Hmm sanirim tam o sirada ben bu vize isinde umidimi yitirdim! Neyse numaram duvarda yanip sondu, vezneye yanastim… elime bir zarf tutusturuldu ve topuklarimin uzerinde donup dogruca disari ciktim… Vee evet son dakikada fark ettigim gibi ilac prospektusu kivaminda 3 adet A4 kagidi da benim zarfimda vardi. Neden bilmem ben kocaman kirmizi bir damga bekliyordum pasaportumda, “REFUSAL” gibi birsey yazar diye dusunmustum. Sadece “su tarihte Belcika Elciligine basvurmustur.” yazili silik bir damga vardi bir sayfada… O kirmizi dangayi gormedigim icin belki ben yanlis anlamisimdir diye evirdim-cevirdim sayfalari… Ama A4’un ikiye katlanma izinin hemen ustunde yazan “… the decision to refuse the issue of a visa in …” aciklamasi, kucucuk de olsa yanan umut isigimi pofff diye sonduruverdi. O noktadan sonra 1 saat kadar sacma sapan saga sola yurudum, hani kendimde olsam, tamamen kaportasi tamamen “carbon fiber”dan yapilma BMW Z4 Coupe’yi durup daha da iyi incelerdim ya da Londra’nin en unlu Jazz Bari, Ronnie Scott’s Jazz Club’in onunden gectigimi fark eder, kapisindan iceri kafami uzatirdim… Ya da Foyles, Londra’nin en buyuk kitapcilarindan biri, icinde dolasirken “Carbonel” serisine de bir bakardim… Ya da Diet Cola diye aldigim seyin aslinda “Diet Coke Cherry” oldugunu fark ederdim (Kesinlikle tavsiye etmiyorum, ben begenmedim kiraz tadini!)… Acikcasi kendime gelmem, metroya binip bes durak gittikten sonra oldu. Bir an metronun camina vuran kaslari catilmis suratima bakinca… Ne kadar kizgin oldugumu anladim. Simdi o halimi dusununce, sanirim cok fazla anime seyrettim bu aralar, su sekilde hatirliyorum kendimi!

Angry Dee!!!

Hala inanamiyorum, sen kalk ODTU’den mezun ol. Ustune Yuksek Lisans’ini yap. Onla da yetinme… git LSE’ye Doktorana basla… Senin ne haddine Belcika, Hollanda, Fransa, gezme, tatil!!! Hani vize basvuru ucreti, yok servis ucreti konusuna giremiyorum bile… Onlari dusunsem su usteki arkadas geri donecek!

3 sayfalik ne yazmislar diye merak ediyorsaniz, cidden pek bisey anlamadim ama yazinin bir yerinde 30 gun icinde itiraz edebilirsiniz diyor. Haa nereye itiraz edebilecegim biraz mechul. Azicik arastirinca… yarisi Fransizca, yarisi Hollandaca bir sayfada cikmaza giriyorsunuz. Sayfayi bir sekilde cevirtirseniz, Bruksel’de bir yere basvurabileceginiz soyleniyor. Ama nedir basvuru sekli pek anlatilmiyor. Zira iki telefon hatti verilmis biri Fransizca digeri Hollandaca… Super otesi yani!

Hadi gene iyi yanindan bakalim, oturacam, adam gibi doktorama calisacam artik, gezide harcarim diye ozene bozene biriktirdigim param da cogunluguyla bana kalacak… Aman iyi iyi… hem hocam belki tatile gitmedim diye daha kolay izin verecek Turkiye gezime… Yok ama kusura bakmasinlar, bunca insan elini kolunu sallaya sallaya geziniyor dunyanin dort bir ucunda… bi bana calisiyor su ulke sinirlari, vize isleri… Tipimde bir yamukluk var diyecem ama… Ahhhh!!!!