Archive for July 8th, 2009

Boyle gecti bir hafta…

Wednesday, July 8th, 2009

Tekrar merhaba…

Bu aralar hayatim coook siradan. Calisiyorum, eve geliyorum biraz ev isi yapiyorum ve uyuyorum. Gerci sakin zamanlar bunlar, haftaya bir de evin yikimi kirimi baslayacak. O zaman gorun beni.

Evet… pek bir sey yapmadik. Bir kac hafta oldu galiba, Izmir’e gittik ve gelinligime karar verdik. Pek oyle dusundugum gibi gitmedi aslinda. Deniz’e de anlattigim gibi, herkes pek siradan bir olaymis gibi karsiladilar benim gelinlik denememi. Muzaffer diyor ki annemin yaninda cok caktiramamis ama heyecanlanmis. Gorecegiz, ne de olsa sirada damatlik alisverisi var. :)

Gelinlik

*Resim Pronovias Gelinlik Internet Sitesinden alinmistir.

Evin mutfak cizimleri tamamlandi, kesinlesti. Dolaplarin yapimi yakinda baslayacak. Haftaya sokume geliyorlar ki ben tesisat ve yerle ugrasabileyim. Kirim baslamadan esyalari, ozellikle kisliklari temizleyip kaldirmaya calisiyorum. Su havasi alinan torbalardan birakmis annem evde. Doldurup doldurup havasini alip doaba diziyorum. Haaa.. bu arada… Denizcim senin giysi dolabini benim odaya tasittim. Sandigimin aksine bayaa ferah oldu. Bazi esyalar gidici… onlari da bana temizlige gelen Yildiz Hanim var, o alacakmis.

Bunlarin disinda… hafta sonu Oke ve Ezgi ile gorustuk. Mali’yi de kaptik onlara gittik daha dogrusu. Hepsinin selami var size. Bir parca kulaklarinizi cinlattik. Calgan’da bir aksam yemegi yedik, hafif ve guzel bir yemekti. Ankara’da bu hafta hava cok bogucu idi, basik ve yagmurlu. Calgan’daki kacamak biraz da bu yuzden epey ferahlatici geldi. Sonra Okeler’de Pictionary oynadik. Ezgi ile ben bir ekiptik, Ezgi ile omuz omuza verip de oyun kaybedilmez canim. Zehir gibi valla. Bilirsiniz bu oyunu, Tabu’daki gibi bir kelime cekiyorsunuz ve cizerek anlatiyorsunuz. Oke sonuna dogru ” yok kardesim, ben bu dunyada yasamiyorum” diye isyan etti :)

Sinemaya gittik, Transformers’a… 2.si cabuk mu geldi bu filmin, hic hazir degilmisim. Filme saka gibi belki ama sirf MeganFox’u gormeye gittim. Sanirim cogunlugun hedefinin bu olacagini onlar da dusunmusler ki film boyunca kizcagizin cani cikti oradan oraya kosmaktan. Neyse… ben eglenceyi Buz Devri 3’e sakliyorum. :)

…Kalbur Saman Icinde

Wednesday, July 8th, 2009

Madem masallar diyarinda bir gezintiye basladik izin verin sizi yeni kesfimle tanistirayim. Oncelikle ufak bir soru sorayim. Bir masalin ilginc yapan faktorler nedir? Size yepyeni, daha once hic gitmediginiz ya da hayalini bile kuramadigimiz bir dunya sunmasi (bakiniz Middle Earth, Neverland, Land of Oz, Wonderland, vb.)… Cok cesitli karakterler icermesi (burada tum listeyi vermeyi isterdim ama soyle ozetleyeyim… hobbitler, elfler, cizmeli kediler, insanlar, kuklalar, vb.)… Iyi ve kotuler… Iyinin kotu, kotunun de iyi olabilme olasiligi, yani mukemmellikten uzak olunmasi… nerede ve hangi kosulda olunursa olunsun, sacma sapan bir espri ya da sakarlik yapan karakterler (buna en iyi ornek Lord of the Rings’ten Pippin olabilir.)… Ve tabii ki de hayalgucumuzu zorlayan gucler (ucmak, gorunmez olmak, buyu yapabilmek,vb.)… Tabii daha sayabilecegimiz bircok karakteristik ozellikleri var masallarin, bunlarin hepsini sayabilmem ne yazik ki mumkun degil. Zira bu konularda o kadar da uzman sayilmam.

Ama en azindan size yukarida saydigim ozellikleri sunabilecek yeni kesfimle tanistirabilirim. Kendisi aslinda CNBC-E tarafinda yayinlandi. Ne yazik ki o zamanlar seyredememistim. Bu haftasonumu senlendiren yeni kesfim: “Avatar: The Last Airbender” adli anime… Animeleri oldum olasi severim ama o kadar da buyuk takipcisi olmadim hicbir zaman… Denk geldikce seyretmisimdir cogunu… Ama ne zaman “Avatar” lafi edilse bircok anime severin kendisinden pek bir saygi ve sevgiyle bahsettigine sahit oldum. Ehh bu haftasonu Avrupa Turuma baslayamadigim icin (ki gorunen o ki o turumu iptal etmis bulunmaktayim! O bambaska bir hikaye…) artik “Avatar: The Last Airbender” serisine baslamaya hazirim dedim kendi kendime… Oncelikle sunu belirteyim, hepbiri yaklasik 20 dakika olan bolumler sizi yaniltmasin… cok zamaninizi almayacak gibi gorunselerde pazar gunumun tamamini… evet 24 saatini… harcattilar bana… Gozumu bile kirpamadim. En son bilgisayar ekranina bakmaktan basim agrimaya, midem bulanmaya basladi ki anca o zaman kopabildim bu seriden… Vee tahmin edebildiginiz gibi 2 gun icerisinde 3 sezonluk “Avatar” serisini bitirmis bulunuyorum. Yoo hayir, kafayi yemedim… delirmedim de… neden boyle seyrettin derseniz, inanilmaz heyecanli bir animeydi. Cidden bir sonraki bolumu merak ederek uyuyamazdim zati…Dedigim gibi cok gelismis bir anime kulturum yok ama gercekten basarili buldum bu seriyi…

Avatar: The Last Airbender

Seri, resimden de goreceginiz gibi, 3 sezondan yani 3 kitaptan olusuyor: Book 1 – Water, Book 2 – Earth ve Book 3 – Fire… Hikaye resmin sol alt kosesinde gozuken dunyada geciyor. Bir zamanlar bu dunya Ates, Su, Toprak ve Hava Uluslari uyumlu bir sekilde yasiyorlarmis, bu denge Ates Ulusunun savasi baslatmasiyla bozulmus. Yalnizca dort elementte ustalasmis olan Avatar bu savasi bitirebilirmis… Ustalasma derken… Hava-, Su-,Toprak- ve Ates-bukmeden bahsediyorum. Fakat bu dunyanin Avatar’a en cok ihtiyaci oldugu anda o ortadan kaybolmus… Ve hikaye buradan baslar… Sizce de heyecan verici degil mi? Tum gucune ragmen olacaklardan korkup kacan bir kahramanin kendisini kesfetmesi, yanlislariyla yuzlesmesi, onun macerasina ortak olan dostlar ve onlarin kendi yuzlesmeleri, suya, havaya, topraga ve atese hukmedebilme… Emin olabilirsiniz, Avatar’la birlikte cikacaginiz yolculuktan pisman olamayacaksiniz!..

P.S.: 1. Avatar bir Japon Animesi degil, Amerikan yapimi… cizimler tabii ki Japon Animelerinden etkilenilerek yapilmis… Dogu ve Guney Asya kulturleriyle Bati kulturunu karistirmaya calismislar…Cok da iyi olmus!

2. Her ne kadar ben Nickelodeon cizimlerine cok sicak olmasam da… Bunu cok guzel buldum.