Archive for July 1st, 2009

Cakil… Ucan Kedi…

Wednesday, July 1st, 2009

Merhabalar,

Gecenlerde laf arasinda gectiydi, bugun yazayim istedim. Efendim, evdeki esya degisimleri, kirip dokmeler bu ay baslayacagi icin maalesef Cakil Hanim’la yollarimizi ayirdik. Gectigimiz persembe gunu bizimle birlikte Izmir’e uctu kendileri. Bu aralar yazliga yerlesmis, yeni evin ve yeni iklimin stresini uzerinden atmaya calisiyor.

Biliyorum inanmayacaksiniz bana ama cok alismistim ben Cakil’la ayni evde yasamaya. Daha zaman var diye de ayriligin pek ustunde durmuyordum hani. Simdi cok oluyorum onu. Gerci son zamanlarda gec saatlere kadar calismamdan Cakil rahatsiz olmaya baslamisti. Ne de olsa butun gun evde tek basina kaliyordu ve eve geldigimde onunla oynayacak halim kalmamis oluyordu. Annemin son bir haftayi bizde gecirmesi onun hayatindaki olumlu degisikliklerden biriydi. Neyse efendim. Gecen hafta basi oturduk konustuk annemle. Ev isi ne olacak, gelinlik isi ne olacak derken bir de farkettik ki, Cakil’i Izmir’e gotureceksek sayet bunun icin en uygun zaman bu gidisimiz olacakti. Cunku… 1. esyamiz azdi, 2. Muzaffer, annem, ben.. yani 3 kisi gidiyorduk, 3. Temmuz’un ilk 10 gunu icinde eve gelecek ustalar vardi. Sasirdim kaldim… yani ayrilma vakti oylece… pat diye gelmisti.

Hazirliklari da cetrefilli idi. Once Pegasus Havayollari’ni aradim ve Cakil’a bilet ayarladim. Kedi ve kopekler, bizlerle birlikte kabinde ucuyormus. Bir ucaga sadece 2 evcil hayvan kabul ediyorlarmis. Bu yuzden once bildirim gerekli. Bagajdan bagimsiz olarak ucretini de aliyorlar. Yani istersen tek cantan olmasin, kedi icin ekstra bagaj ucreti oduyorsun. Bunun disinda asilarinin tam olmasi, karnesi ve kimliginin olmasi, belli ebatlarda (fiks ebatlarda) tasima kutusunda getirilmesi gerekiyormus. Bu olculerden beni soke edeni ise kutunun yuksekliginin 20cm olmasi… 20cm… Kediyi kutunun dibine yapistirsan 20cm’den daha yuksek tutar!! Benim tasima kutum en kücük boyu ve olctum 30-35cm arasi geliyor. Bavullara yaptiklari gibi kediyi de kutusu ile tartiyorlar, 5kg’dan fazla gelmemesi gerekiyormus.

Gider gitmez tartismalari, evde pratik kutu yapma calismalari… hazirliklar suruyordu. En sonunda tasima kutusu ile goturmeye karar verdik. Eger havaalaninda sorun cikarsa kutunun ust kismini cikarip yerine yapistiracagimiz karton kapagi, koli bandini, ve ipleri de yaninda hazir ettik. Peki kediyi boyle yolculuk etmeye nasil ikna edecektik? Uyutarak… Veterinerden ilac adini aldim, bir damla imis, gittim eczaneden edindim. 4kg kediye (Cakil o kadar) 10-12 damla verilecek.

Ucus gunu – ki ucagimiz saat 23:10da idi – Cakil’a ucustan 3 saat once 5 damla ilacindan icirdik. Tabii ki de sevmedi. 20 dakika sonra birkac damla daha icirdik. Yok, pek uyuyacaga benzemiyor. Ama biraz afalladi, sarhos gibi salinmaya efelenmeye basladi. Sonunda pes etti ve bir kosede devrildi. Uyanik ama popoyu yerden kaldiramiyor. Kutusuna yerlestirdik, once taksi ardindan havaalanina giden belediye otobusu… Ilk 15 dakika sorunsuzdu, sonra azar azar miyavlamaya basladi. Bir ara bacagima soyle yumusak bir sey degdi… aaa… ne goreyim… bizimki acmis kutunun kapagini firar ediyor caktirmadan. Allah’tan poposunu hala istedigi tarafa goturemiyor ki cok uzaklasamadan ayagimin yanina dusuvermis. Yakaladim kediyi geri kutusuna, kutuyu da tekrar kacamasin diye kucagima aldim… o da ne… keskiiin bir koku… yoksa yoksa… yok canim. Gerci koku kutudan gelmiyor sanki. Derken Muzaffer yakaladi. Ben Cakil Hanim’la bogusurken otobus duraktan bazi yolcular almis. Biri de girer girmez ayakkabisini temizlemis ve pisligini otobusun ortasina birakmis. Ama butun yol boyu otobusteki herkes bize bakti durdu. Kisaca yolcuyu bilmem ama sayesinde biz b..a fena bastik. J

Havaalanindaki islemler sandigimdan nispeten daha kolay oldu. Giristeki kontrol noktalarindan Cakil’i kucagimiza alarak gectik. Biletini kestirdik. Sakinlesmesi icin mirnav mirnav ninni soyledik. Ucakta da yanimizda idi, gayet uslu idi. Ama tahmin edersiniz ki 3 saati uykulu olarak kafeste gecirince kapali kalmaktan bunaldi. Yolun sonuna dogru ilacin etkisi de gecti. Yani Cakil Hanim icin biraz sancili bir inis oldu. Sanirim basinc farki biraz rahatsiz etti, cunku yoldan sonra epey bir sure kulaklarini kasitti.

Simdi yazliga yerlesti, evi tanimaya calisiyor. Oradan oraya derken artik akli iyice karisti, kapidan bacadan uzak duruyor. Ama gizli gizli evdeki her yere burnunu sokuyor. Ve hala Deniz’in yataginda uyuyor.