Archive for June 3rd, 2009

Gunseli’nin Penceresinden Bu Hafta…

Wednesday, June 3rd, 2009

Merhabalar,

Ilk carsambami Turkiye saatiyle dakikalarla kacirmis bulunmaktayim. Ama akraba gezmesinden yeni donduk ne yapayim. Affiniza siginarak son bir kac gunun haberlerini iletmeye basliyorum.

Hafta ici epey yogun oluyoruz Muzaffer’le. Allah bozmasin ve hayirlisini arttirsin, kosturuyoruz iste. Besevler’de bir doner lokantasinin ic mekan islerini yapiyoruz, bununla daha cok Muzaffer ilgileniyor. Ben daha cok masa basindayim, bir villa dekorasyonu bir de kendi evimin arastirmalari ile bogusuyorum. Diger yazilardan gordugunuz gibi yavas ilerliyor. Haftasonlari biraz rutinimizin disina cikiyoruz. Mesela bu cumartesi Muzaffer’lerde mac seyrettik. Ligin son hafta maclarini… Besiktas ligi birinci bitirerek bu sene hem Turkiye Kupasi’ni hem Lig Kupasini eve goturmus oldu. Ama Muzaffer’lerde bu sevinci biraz buruk yasadik, cunku Konyaspor kume dustu. Sevgili mustakbel kayinpederim cok ama coook uzuldu duruma.

Pazar gunu biraz evimizle ilgili calistik, biraz dinlendik. Hava cok guzeldi, Kafes’teki keyfimizi biraz uzattik. Ama oranin yesilligi yetmedi bize… Cayyolu’na uzandik. Okeler’e de haber verdik ve Nissh’e gittik. Cayyolu’nda oturdugumuz sure boyunca merak ediyordum ya orayi, en sonunda gittik, gorduk. Fena bir yer degil. Cimlere kocaman minderler atmislar. Isteyen hasir bahce koltuklarina oturuyor. Neyse, biz minderlere yayildik. Ama sansimiza hava bozdu, bir esti bir esti, sonra iri damlalar halinde atistirdi. Gerci istifimizi bozmadik, sadece Okeler gelince minderlerden kalktik, bir masaya gecip yayildik. Hava muhalefetine ragmen diyebilirim ki haftanin yorgunlugunu orada attik.

Pazartesi sabahi annem geldi. Isten biraz erken ciktim ve ertesi gune hazirlik yaptik. Ertesi gun mu? Idil Bebek desem… :) Hastane ziyaretine ne alip gitsek diye dolandik annemle. Cicek mi yaptiralim, cikolata mi alalim? Su bebek sepetlerinden mi alalim? Secim yapmak zor. Aman hersey bir buyuk sektor artik. Mesela cikolatalar… erkek ise mavi, kiz ise pembe renkli kagitlarla tek tek paketlenmis… her birinin ustune kucuk kucuk bebek biblolari yapistirilmis… Cicek ornekleri Ankara’da geri kalmis. Annemin anlattigina gore Izmir’de pelus kucaginda buketler yada cikolatali, cicekli, balonlu sepetler varmis. Ankara’daki hazir bebek setleri ise bu konuda geri kalmis. Hastaneden cikis kiyafetlerini cafcafli paketlerde sunuyorlar, icinde eldiven, patik, bere ve tulum var. Sacma degil mi? Yani doguma gelmis bir anne ve baba cocuga bir kiyafet hazirlamamis olabilirler mi? Bir ihtimal gelecek hediyeyi bekleyecek degiller ya?!? Neyse… cok dallandi konu. Biz kendi peluslu cicekli sepetimizi kendimiz hazirladik. Cicekci de “himmm… guzel fikir, ben biraz bulundurayim bunlardan vitrinde” dedi. Sektore katkimiz olsun… :)

Sonucta sali gunu sabahi hastaneye yatti Imran Abla. Ve oglen guzel haberi aldik. Muzaffer, annem ve ben atladik arabaya… dogru hastaneye. Elimizde cicegi burnunda agabeyimiz Mete’nin hediyeleri ile. Yorgun gorunuyordu, ama iyi idi Imran Abla. Bugun duydugumuza gore yavas yavas topluyormus kendini. Bebek Idil miniminicik… 02.06.2009 tarihinde saat 11:14’te merhaba demis dunyaya. Hinzir hinzir gulumsuyordu uykusunda. Iyice paketlemis, sarmis sarmalamis hemsireler onu ama inatci kizimiz bir yolunu bulmus, sag kolunu cikarmis kundaktan disari, uykusunda hafif hafif salliyordu. Allah anali babali buyutsun dedik, ayrildik yanlarindan. Insallah yarin evlerine donecekler, biz de tekrar ziyaretine gidecegiz prensesin. Resimleri o zaman ekleriz siteye…

Son 4-5 gunumuz kisaca boyle gecti iste. Karisik bir yazi oldu, zamanla acilirim diye umuyorum. Hepinizi teker teker opuyorum. Annem de yanimda, sizlere selami var :) Gorusmek uzere…