Ahh bu sahnelerin gözü kör olsun!!!

deniz

Efendim aradan çook ama çook uzun zaman geçmiş anca blogumuza gereken ilgiyi gösterebiliyorum. Paskalya tatilini başından sonundan uzatıp biii güzel Türkiye’nin en güzel üç köşesinde çoook eğlenceli zamanlar geçirince geri Londra’ya dönüş ne kadar zor oldu tahmin edersiniz… Hele ki burada da tez danışmanımla bir türlü buluşamama, evde sürekli kara kara bulutlarla gezen birisinin olması ve zar zor aşıldığını düşündüğüm gene yalnız kaldım sendromunun tekrar hortlamasıyla inanılmaz konsantrasyon eksikliği, mutsuzluk hissiyatı ve bol melodram yaşadım. Tabii bu süre zarfında ders çalışılmıyorsa ne yapılır??? Bol bol kitap okunur, dizi, film seyredilir… Ne zamandır baştan sona seyretmek istediğim dizilerin başında “Köprü” dizisi yer alıyordu. Ayşe Kulin’in eserinden esinlenerek yapılmış “Köprü” dizisi… Neyse size diziyi anlatmayacağım merak etmeyin. Haa beğenip beğenmediğimi sorarsanız, beğendim derim. Dizinin bi özelliği Eskişehir’de çekilmiş olması… Diziyi seyrederken birçok oyuncunun performansını beğendim. Kimi ses tonuyla, kimi mimikleriyle, kimi de sırf duruşuyla takdirimi topladı. Tabii tanımadığım oyuncular olunca da araştırma isteğim kabardı, kim bunlar diye…

Vallahi ne yalan söyleyeyim yaptığım araştırma sonucunda Eskişehir’de olmayı çok istedim bir anda… Beğendiğim oyuncuların kimi “Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları”na mensup, kimi de Anadolu Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren “Tiyatro Anadolu”ya mensup… Iki kere kapısını çaldığım Eskişehir’e, tiyatroyu bu kadar desteklediği için ayrıca aşık oldum. Hepsi genc, heyecanlı bir sürü oyuncu… hem de Anadolu’da… Çok gurur duydum inanamazsınız.

Ehh bu kadar tiyatro konuşup da… Müzikal ve tiyatro cenneti Londra’yı hor görmek ayıp olur di mi?

Kenneth Branagh’ın Çehov’un Ivanov’una; Derek Jacobi’nin Shakespeare’in 12. Gecesindeki Malvolio’sine; Judi Dench’in Madame de Sade’ye ve Jude Law’ın Shakespeare’in Hamlet’ine hayat verdiği bir şehir Londra!!! Hmm tabii şimdi ağzınızın suyu akmaya başlamıştır ama… Bu vakit itibariyle bilet bulmanız neredeyse imkansız bu oyunlara… Üstelik bulacağınız biletler de ateş pahasınadır… Şöyle anlatayım pek değerli Zuhal Olcay Hamlet’e biletini bir sene öncesinden almış! O kadar yani… Ben gene de yılmadım baktım bilet fiyatlarına ama salonun en kıytırık yerine istedikleri fiyat dudaklarımı uçuklattı…

Hoş bilet fiyatını anneme söylediğimde süper bir yorum geldi.

“Denizcim sen şimdi git Hamlet’in güzel bi kitabını al… Okurken de Jude Law’ı düşün!!!”

Evet… evet… annemin taktiğini uygulamak, şimdiki öğrenci bütçemle en sağlıklısı gözüküyor :)))

deniz nin son yazdıkları

6 Responses to “Ahh bu sahnelerin gözü kör olsun!!!”

  1. musa musa Says:

    Deniz ciğim,

    annen in önerisine bayıldım bayıldım, bende aynısını yapacağım muhtemelen; tabiki önce ingilizce kitap bulmam lazım viyana da :) Bu kentte kitapçı çok ama malum hepiciği almanca.

    Jude Law ın sahnede Hamlet i oynadığını görmek bu yaşta bize nasip olmayacak desene. Bende Madonna nın yeniden bu yaz avrupa turnesine çıkacağını duyunca çok sevindim, ama malesef viyana değil de prag dan geçiyormuş turne. Gitsem mi?

    Bu haftasonu araba ile prag a gidecektim ya.. o işte suya düştü şimdilik.

    Neyse çok prag oldu ben susuyorum şimdilik. Eskişehir e gelince; ankara dan daha canlı ve güzel bir şehir olduğunu düşünüyorum, birde viyana geldiğimden beri eskişehir belediye başkanının viyana dan fazlasıyla esinlendiğini düşünüyorum. Bir ara benzerlikleri anlatayım size.

    Not: Zuhal Olcay ın yanındaki koltuğa ben kaç para isterlerse veririm :)

  2. gunseli Says:

    Super… hakikaten annemin fikri. Bank gelistirelim istersen, guzel bir Jude Law resmi bulalim kitap ayraci olsun.

    Saka bir yana tiyatro miyatro cok zor gorunuyor. Surada X-Men Wolverine filmini bilem kacirdik. Zaten Devlet Tiyatrolari ay sonuna tatile girer. Ama dun Ezgi’nin Truk Sanat Muzigi Topluluk Koro Konserine gittik. Cidden harika bir is cikarmislar. Gipta ile izledim valla.

  3. deniz deniz Says:

    Yorum yazilirken cok heyecanlanilmis anlasilan… “Bank”, “Truk”… :p

    Yaa insallah bu sefer daha Turkce sarkilar seslendirmislerdir. Gecen sefer pek birsey anlamamistim dediklerinden :))) Ama guzeldir korosu Ezgi’nin…

    Haa basliyorum bu arada InkHeart serisine hadi sonumuz hayrolsun… Ayrica birazdan bi e-book haberi yazacagim… Pek egleneceksin ablacigim :)

  4. gunseli Says:

    Amaaaan… “Bak, gelistirelim istersen…” Yazmaya calismistim.
    Ne var? Ha.. ne var?!? Bir ara da hemen herseye “berjer” diyordum, hatirlatirim.
    Offf… of!

  5. deniz deniz Says:

    Hi hi…. tabii… “Iyi Berjerlerrr”!!!

    ODTU A4 Jandarma kapisindan Musa’yi birakmak icin arabayla girerken… “Aaahaaa ileri de berjer (!) var, kimlik verin” (bariyer demeye calisiliyor!) :) Ayy ne guldumm simdi sabah sabah… Iyi ki varsin kiz! Muck!

  6. ipek neşe ipek neşe Says:

    Kiziim, bizim beyinler artik tek yonlu calisiyor:) Gecen gun bir arkadasimla fimlerden konusuyordum, aa onun abstract ini seyrettin mi nasildi dedim!!! Kiz yarildi dogal olarak:)

    Yahuu, bu aralar seninle acayip bir empati/teepati/..her ne pati ise ondan iste, acayip bir durumumuz var!! Soole ki biraz onceki kitapci gibi, senin bu yaziyi okumadan bir gun once ne yapsam ne yapsm diye dusunuyordum, malum ben de ders calisma aralarinda kitap.dizi.film uclemesi icin de geziniyorum. Yaww dedim Vali yi izleyeyim, neyse izledim, sonra yetmedi, yaa ben kac zamandir su “Kopru” dizisini izlemek istiyorum, onu izleyeyim bari dedim, aradim taradim, ama ilk bolumlerini pek bulamadim, biraz daha aramam gerek sanirsam..ondan sonra da actim sayfayi sen “Kopru” demissin. Yine yuh diyorum, baska bir sey diyemiyorum!!

    Bu arada, bence bu resim kolaj i cok guzel olmus, bugun icimden Eskisehir e yerlesip, belediye tiyatrosuna girmek geldi, ama bu konuda er ya da gec bir seyler yapacagim, bu sahneye atacagim kendimi, ama bakalim ne zaman?

    not: Yaw, kac paramis bu Hamlet, aramizda para toplayaylim, seni gonderelim, kacar mi yavruuu??? 😛